paradigma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
paradigma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Temmuz 06, 2012

Büyük Söylem


Bir sürü zorbaca koyut içeren bir kavram bu.

Post-modernizm, kendisi ‘tekillik’ gibi büyük büyük büyük bir söylem icat etmişken, kalkıp bir de büyük söylemlerin döneminin kapandığını önesürerek, zaten konuyu baştan açmaza sokmuştu.

Kuhn’un saptamasının tersine, bilim tarihinde hepi topu birkaç büyük söylem / paradigma vardır, çok değil.

Diyelim kozmolojide: Dünya merkezli bir evren, Güneş merkezli bir evren, ikisinin de merkezde olmadığı bir evren. Bu arada, son 350 yıldır Evren’in asıl neresinde olduğumuza ilişkin hiçbir bilgi üretilememiş olması da epeyi eğlenceli. (Samanyolu Gökadası’ndaki yerimiz belli ama onun Evren’deki yeri hala belirsiz.)

Bunu şunun için ekledim: Büyük söylemsizlik gerçekten olabiliyor ama çoğunluk zorunluluktan. Teoloji de, bilim de herşeyin kuramı kullanmaya pek meraklı ve bu da her ikisini de açmaza sokuyor.

Görüldüğü gibi, 500 yıllık ve 5.000 yıllık ölçeklerde, toplamda 10’a yakın büyük söylem var ve hepsi de geçersiz. Uydurulan sahte büyük söylemler, epistemik gerçeğinin tasarımını yasaklıyor / engelliyor. Örneğin, Einstein’ın ‘E = m x c 2’ denklemi gibi.

Oysa basit bir durum var ortada: İnsan türü hem yok olmakla, hem de yeni bir tür olmakla (yani en makro insani 2 söylemle, kıyametle ve eksodusla) çok yakın zamanlarda yüzleşti (1945 – 1957). Bu da, ikisini işlevsel olarak birbirinden ayırmayı zorlaştırıyor.

Üstüne bir de, 200.000 yıl kadar önce tümüyle yok olma tehlikesi yaşamakla, 50.000 kadar yıl önce ‘homo sapiens saiens’in gerçek-ilk eksodusunu yaşadığımız eklenince, neden habire kendimizi bu açmazlara sürüklediğimiz anlaşılır oluyor.

Değişimi yaratanlar değişimi istemiyor ve değişime varlıkları engel durumda: Bu durum, söylemler için de geçerli.

Örneğin, bilim bile şu andaki bilim gibiliğiyle bazı şeylerin dilegetirilmesini imkansız kılmakta.

O yüzden Aristo’nun ‘Metafizik’inden beridir, aşkın (transandental)  öte (meta-) olmakta.

Yani büyük söylem, baştan her ikisi de olmak durumunda ama bu dille olamaz gibi görünüyor.

Bu, tümevarım ve tümdengelimin çift yönlü matıksal sıkı örüntülü metinsel dikiş için birarada olması gibi bir durum.

Ayrıca, sonsuz, mutlak filan da yok. Onlar da göreli.

Yani büyük söylemin ötesi, daha o kurulmadan önce var ama kimileri bunu seziyor, kimileri az görüyor, kimileri görmemek için kafayı kuma sokuyor.

Salı, Ocak 24, 2012

NEK'ler ve Wikipedia

NEK, novum-epsilon-kristal düşünce demektir. Genelde 1 paragraf ile dilegetirilen, yeni, farklı, küçücük ve saydam düşünce parçacıklarıdır.

NEK, 2004’te basıma girdiğinde 500 parça içeriyordu, şimdilerde 1.000’i geçtiler.

Bunlardan bir bölümü doğrulandı, bir bölümü yanlışlandı. Yanlışlananların bir bölümün yanlışlanmasını, tümüyle dilsel sorun olarak kabul ediyorum.

Örnek, yıllarca Einstein’ın ünlü denkleminin yanlış dilegetirildiğini ve o nedenle, o koyutlarla geçersiz olduğunu önesürdüm. Herkes bana güldü. Ondan sonra, 2011’de CERN deneyinde, bunun ilk ipuçları ortaya çıktı. Ancak daha da önemli olan bir biçimde, benim de fizik hocalığımı yapmış ola, Ömür Akyüz’ün, denklemin farklı biçimde yazılışını belirttiği bir makalesini, 2010 tarihli bir bilimsel dergide yayınlanmış olarak Aralık 2011’de gördüm. Tüm bunları hala kabul etmeyen çok kişi var. O nedenle, ben de yanlış yapabilmeyi göze alıyorum.

NEK’leri farklı biçimde, çözülmemiş problemler listesi olarak Wikipedia da listeliyor:


Ancak, onlarla aramızda notasyon farkı var. Onlar alıntısız bir problem yayınlamazlar. Alıntılı problemi de, resmi bilim söyleminin tanımladığı içimde yayınlarlar. Örneğin, dilbilimin çözümlenmemiş sorunları arasında, sözcüğün evrensel bir tanımı olup olmadığını listelenmiş.

Ben soruyu bu biçimde tanımlamam, çünkü Çince türü hece-dillerde zihinlerin farklı düşündüğü, canlı beyin taramasında ortaya çıkarılmış. Bu da, Wikipedia’dan bir bilgi.

Benim yaptığım şudur:

Sorulmamış sorular sormak. Sorulmuş soruları sorulmamış biçimde yeniden sormak.

Yani:

Sözcük sözcüğünün farklı dillerdeki tanımları nelerdir?

O zaman, soruma birden çok yanıt alabilirim.

Yıllar yılı takıldığım açmazlardan biri de, Darwin paradigmatik duvarıdır: Sağ kalmanın evrimsel bir başarı olmadığını, çünkü yeni türlerin evriminin eski türlerin belli nedenlerle toptan ve büyük oranda ortadan kalkmasıyla ortaya çıktığını herkes bilir ama susar.

Bir de, bazı NEK’lerim var ki evlere şenlik, 10 üzeri 38 yıllığına geçerli olabilir:

Örneğin, protonun yarılanma ömrü ne olursa olsun, 13,7 milyar yılda bunun muhakkak belli bir oranının gerçekleşmiş ve bunun da evrende iz bırakmış olması gerektiği.

Örneğin, Omega’nın yerel ölçeklerdeki farklılığının o yerel evrenin çökmesine veya yırtılmasına neden olabileceği ve tüm evrenin toptan evrensel bir gidişi olmadığı.

Tabii bir de daha önce yayınladığım boyut fermuarı ki yine 2011 Aralık’ta onun da fantazi bilimsel düşünceler arasında katıldığını öğrendim.

Gelelim Wikipedia’ya:

Wikipedia tarihte görülmeyen bir eğitim / bilgibilim atağı greçekleştirdi. Bilinmesi zorunlu olan İngilizce’yi bilen birinin, çok değil 5 yıl içinde, 1.000 bilimsel alanda, fizikte Einstein’ı olduğu gibi geçecek kadar bilgi edinebilecek bir kaynak durumuna getirdiler.

Ben uzman değil, disiplinlerarasıcıyım. O nedenle, 45 yılda kitaplardan öğrenemediğimi, Wikipedia’dan 4,5 yılda öğrendim.

Yani, Wikipedia da bana epeyi NEK yazdırdı ve bu metin de onlardan biri.

Ancak, global kültürde bilimin modası geçti. Bir AFL mezunu olarak meftunu olduğum bilim aşkının yeni kuşaklarda olmadığını görüyorum. İhtiyarlar da, ‘bilimsel yayınla beleş puan nasıl alınır’ın peşinde.

Oysa Wikipedia bir ilk örnek ve tüm ilk örnekler gibi epeyi hata içeriyor. (Kastettiğim, ‘Encyclopedia Britannica’ düzeyinde hata yapması değil, bilim yolunda sonuna kadar gidemeyecek olması ki bunun için en iyi örnek, global matbu bilim dergisi ‘Scientific American’ın 1990’larda başaşağı gidişidir.)

İnternetin 1.000 yıl kadar kesintisiz bir süreklilik taşıyabileceğini sanmıyorum. Üretilen gürültü bilgi ile tüm bilgilerin saklanması imkansızlaşıyor ve silinecek olan bilgilerin arasında yaşamcıl olanlar da istatiksel olarak var. Düşünün ki dünyanın çevresinin ölçümü hesaplandıktan sonra, 1.500 yıldan fazla bir süre unutuldu ve dünyanın çevresinin dolaşılması ile yeniden bilgi durumuna yükseltgendi.

Bugün nasıl ki Latince bilen bilimci çok azsa, gelecekte de İngilizce bilim dili olmaktan çıkacak ve olduğu gibi saklanan bilgiler de işlevsizleşecek.

5.000 yıllık ‘dünya sistemi tarih’ten öğrendiğim biçimde, tek ilacı var bu durumun: Bilgileri parçalara bölüp, birbirinden uzağa, toplu bilisizliğe şırıngalamak. Bu, saldırıya uğrayan devasa bir kütüphaneyi, onlarca küçük parçaya bölerek, farklı yerlere dağıtmak gibi bir edim.

30-40 yıl daha yaşarım. Bilimin artık sıfırlandığı dönemleri de görürüm. Hatta ucundan kıyısında İngilizce’nin de devreden çıkmasını izlerim. Yine de, NEK’lerimin ve Wikipedia hazinesinin birilerinde bölük pörçük yaşayacağına eminim.

Gerisi, gelecekbilim hesaplarıma göre, 500-1.000 yıl sonra belli olur: Az sonra değil, çok sonra.