hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Ağustos 15, 2013

Aslı Erdoğan Güzellemesi



Ah Aslı Hanım ahh...

Daha klavyenin ilk tuşuna dokunmadan içim acımaya başladı sizi düşününce...

Bu metin ancak ikinci tekil kişi kipinde bir anlam taşıyacak.

Aslı Hanım şöyle demişsin:

“Ben iyi bir insanım, iyi biriydim, yazık oldu bana.”


Hayır, Aslı Hanım, sana yazık etmediler. Sen kendine yazık ettin.

1989-1992 yılları arasında arkadaştık bile denebilir. Bugün seni sen yapan, ana seçimlerini o zamanlar izledim.

Doğrulardan yola çıktıp, yanlışlara vardın.

Şu saptaman ne de hoştu, yıl 1990 gibi:

‘İstanbul New York’a benzedi: Gökdelenlerimiz ve zencilerimiz oldu.’

Ancak bu saptama senin yanlışını da içeriyor:

Zencilerin İstiklal Caddesi’nde linç edildiği ve toplanıp Silopi’ye toplama kampına gönderildiği koşullarda, sen kalktın bir zenciyi arkadaş edindin. Evinizi polis bile bastı.

Elinde tuzlukla, ‘hıyarım var’ diyene koşmayacaktın Aslı Hanım.

CERN’de çalışan ilk Türk kadın bilimci olup, bilimi terketmeyecektin.

Brezilya’ya fizik çalışmaya gidip, ‘Kabuk Adam’da anlatıldığı gibi, yine bir zenciyi bulmayacaktın.

Devrimcilikten şeriatçılığa kayan adamı arkadaş diye seçmeyecektin.

3 yayınevinden birden kabul aldığında, seçimini doğru yapacaktın.

Kolombiya’ya gidip kalıcı tropikal hastalık edinmeyecektin.

Yazlıkta yalnızca yaşayıp, Bachmann gibi kendini yakmayacaktın.

Seni yazdıklarıyla rezil rüsva eden adamı da arkadaş diye seçmeyecektin.

Yıllar boyunca, senin kendini mahvedişini, kendim de senden beter koşullardayken hüzünle izledim. Ben tüyebildiğim zaman tüydüm, sen Kafka gibi, kaçmayı asla düşünemeyip, kendi yaşamını bir kurt kapanı kıldın.

Ancak, tuzun kuru.

Oyunun dışına hala çıkabilirsin.

Daha 50 bile değilsin.

Unut yazar olduğunu...

Unut kadın olduğunu...

Unut marjinal olduğunu...

Unut acılarını...

Unut lümpen sömürgenleri...

Unut Türk olduğunu...

Unut bütün hatalarını...

Adını bile unutup uyu güzel kardeşim...

Hala zamanın var yaşanacak, eğer yaşamayı hiç istediysen..


Gözlerinden öperim...

Salı, Kasım 13, 2012

Feneon Öykü 11



1.

Mezara Kadar Değil, Asıra Kadar

“Bursa'da 104 yaşında emekliliğe hak kazanan İbrahim Eren'e 'aylık bağlama kararı' elden teslim edildi.”


Kim demiş mezarda emeklilik diye?

*

2.

Koyun ‘Reality Show’

“Kars'ın Kağızman İlçesi'ne bağlı Kötek Köyü'nde merada otlayan 800 koyundan 200'ü sürü psikolojisi kurbanı oldu. Karakuş Köyü'nde yaşayanlara ait 800 koyundan oluşan sürü önceki gün Kötek Köyü mevkiinde 2 çoban tarafından otlatılmaya götürüldü. Öndeki bir koyun sarp kayalıklardan karşı yamaca geçmek için atlayınca arkasındaki sürü peşinden gitti. Art arda atlayan koyunların bir bölümü kayalıklara çarpıp aşağı yuvarlandı. Uçurum dibine düşen 200 kadar koyun telef oldu, 30 kadarı ise ölmeden kesildi.”


Ancak, espri şu: Kim akıl etmişse etmiş, olay montajlı bir kurmaca sürü psikolojisi anlatısı biçimine getirilmiş. Fena da olmamış. Fena olan, bunun her sahte olay için de, bir ‘reality show’ olarak kurgulanabilecek olmasında.

Buradaki espri ise şu: “... 30 kadarı ise ölmeden kesildi.” Yani, eğer atlayan koyunların hepsi kesilebilseydi ve o sırada et fiyatları tavan yapmış olsaydı, çobanlar ve mal sahipleri kazaya sevineceklerdi:  Kıssadan hisse ve anafikir bu.

Dipnot: Bu metnin anafikrini veren ustamız Ferhan Şensoy’a, Turist Ömer selamımızı sarkıtırız buradan.

(12 Kasım 2012)

*

3.

“Antalya’da polis kurşunuyla ölen Çağdaş Gemik’in ailesi, polise indirimli ceza verilmesinin şokunu atlatamadan, şimdi de İçişleri Bakanlığı’nın açtığı tazminat davasıyla yeniden sarsıldı.

...

Bakanlığın, davanın ilk duruşmasında çıkan olaylarda yaralandığı iddia edilen polise bakanlıkça ödenen tazminatın aileden alınması için dava açtığı ortaya çıktı. Hazine avukatının açtığı davanın dilekçesinde, polis Güdül’e ödenen 4 bin 570 TL’nin Gemik’in ailesinden rücu edilmesi istendi.”


Nasıl ama?:

Geçenden 1 can, geçmeyenden 4,57 milyar TL.

Cumartesi, Kasım 03, 2012

Feneon Öykü 10



1.

“İMKB’nin her gün yeni bir rekora imza atması birçok yatırımcıya saç baş yolduruyor. Çünkü borsadaki 380 şirketin sadece 80 tanesi İMKB 100 Endeksi’nin bu yılki yüzde 40’lık performansını yakalayabildi. Hatta borsaki 125 şirket hissesi borsanın rekorlar kırdığı bir yılda zarar ettirdi.”


Efenim, biz buna ‘kriko efekti’ diyoruz.

*

2.

“Beyoğlu’nda 12 Eylül’de 65 cezaevinde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevinin 51’inci gününde çeşitli sendika ve sivil toplum örgütleri tarafından 'Ölümler durdurulsun' eylemi yapıldı. Oturma eylemi sırasında Taksim-Tünel seferini yapan nostaljik tramvayın telleri koparak eylemcilerin ortasına düştü. Ateş çıkarıp yere düşen teller şans eseri kimseye değmedi.”


Bu insanlar Araplar gibi düğünde havaya ateş açmadığına göre, olay sabotaj-provokasyon.

*

3.

“ABD’nin Colorado eyaletinin Pueblo kentinde beyni olmadan dünyaya geldikten sonra 3 yıl yaşamayı başaran ‘mucize’ çocuk hayatını kaybetti. Beyni olmadan doğan bebeklerin ya ölü doğduğunu ya da doğduktan kısa süre  sonra öldüğünü belirten doktorlar, sadece bir beyin sapıyla doğan Nickolas  Coke’un 3 yıl yaşamasını ‘tıbbi bir mucize’ olarak nitelendirdi.”


Valla bizde 70 milyon öylecenek, yani beyinsiz beyinsiz 70 yıl 70 yıl yaşıyor. Hiçbirşey de olmuyor. Gerçi bir şeyler oluyor tabii ki: Faşizm ve engizisyon oluyor. Onun da ne önemi var canım... Alt tarafı insanlık işte...

Feneon Öykü 9


1.

Samsun'un Bafra ilçesinde belediye işçisi, taşıması ve kullanımı kolay ‘No frost’ özellikli tabut üretti. ... İşçi Kanberoğlu, '’Geliştirdiğim tabut yeni nesil buzdolabında olduğu gibi 'No frost' sistemli, klimalı tabutlara göre daha kullanışlı ve avantajlı’ dedi.”


*

2.

Genelde biz Türkler’in yaptığını bu kez Suudi Arabistan’da Araplar yapmış:

“Abkaik bölgesindeki Eyn Bedr köyünde bir evin avlusunda yapılan düğün için yüzlerce kişinin toplanmış olduğu, kutlama amacıyla havaya kurşun sıkılınca, yüksek gerilim kablosunun isabet alarak konukların üzerine düştüğü ve yangının başladığı ... yangında 25 kişinin öldüğü, 30 kişinin yaralandığı bildirildi.”


Türk-İslam sentezi bu olsa gerek.

*

3.

“Yomra ilçesinde bir fabrikada pazarlama elemanı olarak çalışan Murat Köloğlu (31) geçtiğimiz günlerde Sema Daniç (25) ile dünya evine girmişti. Damat, takı töreni sırasında para takamayanlardan POS cihazıyla para çekmişti. ... Konuyla ilgili açıklama yapan Trabzon Vergi Dairesi Başkan Vekili Zeki Yumbul ... ‘Denetim sonucunda düğün günü olan 27.10.2012 tarihinde pos makinesinden 50 TL’lik işlem yapıldığı ve bir adet fatura düzenlenmediği tespit edilmiş bu tespit sonucunda ilgili işletmeye Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1 nolu bendine göre 180 TL Özel Usulsüzlük Cezası düzenlenmiştir’ dedi.”


Şimdi bu durumda vergi dairesi mantığına göre, damat abimiz gerdek gecesi eylemi için üste para alıp, bunun için fatura vermemiş oluyor.

Cumartesi, Ekim 27, 2012

Feneon Öykü 5


1.

11 yaşındaki erkek çocuk, Ağa Camii’nin orada öğle zamanı elinde bir Miller şişesinden yudumlar alarak yürüyordu. Orta yaşlı adam ona ‘erken başlamışsın’ dedi. Adam biraya 14 yaşında başlamış.

(26 Ekim 2012, 11:45)

*

2.

“50’den fazla porno filmde oynayan Annie Sprinkle, güvenli seks endişeleri giderilmeyince, endüstriden ayrılışının ardından doktora derecesi almaya hak kazanan ilk porno yıldızı oldu.”


“Takma adını alma nedenini ise şöyle açıkladı: ‘... şelaleleri, çişi, vajina sıvılarını, teri, ıslak olan herhangi bir şeyi seviyorum.’”


(26 Ekim 2012, 13:00)

*

3.

“Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, bir yılda 63 dış seyahat yaptı, 38 ülkeye gitti.”



Bu satırları, yaşamında hiç yurtdışına çıkmamış olan, 75 yaşındaki ihtiyar kadın kederle okudu. O gezilerin toplam masrafının en azından 10 milyonda birinin kendi cebinden çıktığını ve bunun da onu pekala en yakın ve en ucuz komşu ülke olan Gürcistan’a götürüp gezdirip getirebileceğini hesapladı.

(26 Ekim 2012, 13:20)

Cuma, Ekim 26, 2012

Feneon Öykü 4


BİR SERSERİNİN DELİYE HER GÜN BAYRAMI

1. 11:30, Kasımpaşa.

2005’te iflas etmiş görünen Veli Bey Müesseseleri, Kasımpaşa’da yanyana ‘Sil-Em’, ve ‘Masis’ adlı, taksitle beyaz eşya satan 2 yeni dükkan açtı. Önceki 19 şubedeki 150 çalışanın sigortalarının hiç  ödenmediği ortaya çıktı. 30 eski çalışan, yeni dükkanlarda yeniden çalışmaya başladı. Dükkanlar bayramın birinci günü kapalıydı.

*

2. 11:45, Bayazıt Meydanı.

Bayram kutlaması için, nakış-nakış usülünce kafa tokuşturan Tayyibe ile Fethiye’den birinin kafası yarıldı, birinin kafatası çatladı. Siyam ikizi oldukları için, hangisinin ne olduğu anlaşılamadı. İkizlere taze kan arayışı sürüyor. İkizler, AB-ubidik gibi hiç bulunmayan türden bir kan grubundan oldukları için işleri zora benziyor. Omo beyazı Media, durumdan umudunu kesmediğini açıkladı.

*

3. 12:15, Bayazıt Meydanı.

Mahalle aralarındaki bol kanlı ve bol işkembeli, genel Kurban Bayramı birinci gününün kudsiyetine, derin turistik hislerle intikal eden Batıkan’lı sarıkafalar ve Doğukan’lı karakafalar, Meydan’da yapacak başka bir şey olmadığından, güvercinlerle hatıra fotoğrafı çektirdiler. Sarıkafaların morukları ve karakafaların velet bollukları dikkat çekti. Cami ise, uzun ve yüksek bir alüminyum ondülin seddi ile koruma altındaydı. Fotoğraf tarihi açısından en önemli olay ise, şpşk çekimlerin hala yaşamasıydı ama fotokartların nasıl teslim edildiği anlaşılamadı. Cep telefonu kameralarının yanındaki bu nostalji göz yaşarttı. Buna, seyyar tükürük köftecilerden gelen, o sıradaki yoğun kuru soğan kokusu da yol açmış olabilir.

*

4. 12:15, Bayazıt Meydanı.

Kürt ergenler pişirip yemek üzere, bir güvercini çıplak elle yakaladılar. Yetişkin bir Kürt çocuklara güvercini serbest bıraktırdı. Güvercin göğe bir mermi gibi dalarak gözden kayboldu.

*

5. 12:20, Bayazıt Meydanı.

İstanbul’un sokak müzisyenlerine 2 Afrikalı davulcu da katılmış oldu. Bayazıt Meydanı avantür filmlerinin cangıl tamtamlaır efekti ile birden doluverdi. Sonra konuya zabıta müdahale etti.

*

6. 12:25, Bayazıt Meydanı.

Tamirci çırakları, ‘işçisin sen, işçi kal’ yerine, ‘abazasın sen, abaza kal’ şarkısını yeğleyerek, Bayazıt-Kabataş tramvayına doğru frotörizm için seğirttiler.

Feneon Öykü 3


1.

“Societe Generale Bankası’nın 2008 yılında 4.9 milyar avro zarar etmesine yol açtığı gerekçesiyle daha önce mahkum olan borsa işlemcisi Jerome Kerviel hakkındaki temyiz davası sonlandı. Paris İstinaf Mahkemesi, daha önce verilen 2 yılı tecilli 5 yıl hapis cezasını onadı.”


5 milyar avruyo 5 yıl hapis. Efeniim, yılda 1 milyardan, ayda 83,33 (daha küsuratı üç bin üç yüz otuz üç, okurkene lütfen dudaklarınızı büzmeyiniz) milyon avrocuk, -cuk -cuk -cuk. % 2,5 yürüttüyse, pardon komisyonladıysa, 75 milyon yür(rü)o eder. O ‘French kiss’ tipi mapus damının ‘Etiler Koğuşu’ hangi yönde acaba?

*

2.

Kadın fotoğrafçılar ‘Alice Harikalar Diyarında’ kitabını, kendilerini obje olarak fotoğraflayarak yorumladılar. Sonuç, daha çok Playboy-Hustler arası bir sonuç oldu. Fenasi Kerim bu duruma çok sinirlendi.


*

3.

“9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘Türkiye'de barışın teşekkülüne yardımcı olalım. Herkes yardımcı olsun. Eğer bu olursa netice iyi günlere gider’ dedi.”


Zamanındaki Demirel’in benzeri çağrıları genelde pek darbesel sonuçlanırdı netekim. Atmıış, yetmiiş, sekseen...

*

4.

“ABD'nin Indiana eyaletinde Cumhuriyetçi Parti'nin Senato adayı Richard Mourdock'un, kürtaj karşıtlığını dile getirirken, tecavüz sonucu oluşan hamileliği ‘Tanrı'nın istediği bir şey’ diye yorumlaması, ‘tecavüz ve hamilelik’ konusunda ülkede yeniden tartışmalara neden oldu.


Mourdock’un kızı tecavüze uğrayınca, kızı kürtaj oldu. Mourdock bu durumu da Tanrı’nın takdiri olarak yorumladı.

*

5.

“Bursa'nın merkez Yıldırım İlçesi'nde bulunan ünlü yazar Reşat Nuri Güntekin'in romanında yer alan Çalıkuşu Feride'nin köyü Zeyniler'in 40 yıldır süren elektrik sorunu çözüldü. ... Merkez Yıldırım İlçesi'nde bulunan Zeyniler Köyü'nün, mahalle mi köy mü statüsüne geçeceği belirlenmediği için yıllardır elektrik bağlanmadı. Şehir merkezine 3 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen elektriği olmayan ve son yıllarda enerji ihtiyacı vatandaşların evlerine kurduğu jeneratörlerle karşılanan ünlü yazar Reşat Nuri Güntekin'in romanında geçen Çalıkuşu Feride'nin köyü olarak bilinen Zeyniler, yeniden köy olmasıyla birlikte elektriğe kavuştu.”


Üzmeyin kendinizi. AKP onu yeniden onu yeniden mahalle yapar, elektriğini keser. 100 yıldır elektriksiz olan belde, 100 yıl daha elektriksiz kalır.