meclis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
meclis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Eylül 25, 2013

Almanya 2013 Seçimleri: Dersler



Almanya’da genel seçim oldu ve sonuçlar, daha bir hükümet kurulmadan tarih incileri sergilemeye başladı.

Konuya Cem Sey’in bakış açısıyla alıntı ve yorum getirelim:

“Almanya’da seçim oldu, siyasi partiler ne yapacağını şaşırdı.

Çünkü seçmenin oylarıyla ortaya çıkardığı tablonun içinden çıkılır gibi değil.”


Yoo... 3 ana sağ partinin oyları olan % 48 ile % 50 arasında, Almanya gibi bir yerde pratikte fark yoktur. Sonuçta, bir önceki seçimde katılım % 70 falandı (şimdi de % 71,5 gibi görünüyor). O fark, bu farkı yaratır kolayca.

“... AB’deki “dost halklarla dayanışma” düşüncesi Almanları ürküttü.

İşte bu ortamda yapılan seçimde Almanlar, başka hiçbir icraatından memnun olmadıkları halde, Güney Avrupa’nın yoksul halklarına açlığı, sefaleti ve kemer sıkmayı dayatan hükümete, daha doğrusu onun başkanlığını yapan Angela Merkel’e sığındı.”

Doğru. Bu Almancılık (ulusalcılık değil) demek. Sağ siyasal dozun artması demek. Neo-Nazizm demek aynı zamanda.

Asıl incileri Yeşiller döktürüyor ve Merkel ile koalisyon peşindeler:

“Önde gelen bir Yeşil politikacı seçimin ertesi günü verdiği bir demeçte baklayı ağzından çıkardı.

Renate Künast, partisinin oy kaybetmesinin nedenlerini sayarken, en başta, Yeşillerin arzuladığı ekolojik dönüşümün sanayi kuruluşlarıyla (Türkçesi: kapitalistlerle) işbirliği içinde yapılabilecek olduğunun halka anlatılmamış olmasını saydı.”

Almanca meali: Biz iktidarı çok sevdik ve ona alıştık.

Yani, dişe dokunur tek parti, Sol Parti:

“... Sol Parti, NATO’nun feshedilmesini savunuyor.

Bu talep, bu partiyi diğerlerinin gözünde koalisyon kurulamayacak bir parti haline getiriyor.”

Sosyal Demokrat kardeşler ise, NATO kafa nato mermer hala 60 yıldır.

Asıl çıkarsama:

Almanya da, parti açısı ne olursa olsun, % 50-50 dengesine geldi. Demokrasinin yumurta sepeti kapıya dayandı. Bunun devrime açılan yol olduğunu biliyoruz (aynı durumdaki ABD’de devrim olmaz ama AB’de olur). Halklar, demokrasiyi sokmadıkları delik bırakmadıktan sonra, devrimi denerler genelde ve onu da yüzlerine gözlerine bulaştırırlar.

CDU Müslüman vekil çıkarır. Yeşiller iktidar olur. Bunlar bizim bir türlü becerilmeyen 67 yıllık oyunumuz gibi olur.

Bu seçimin, bir zamanların Yeşiller’i gibiki tek sürpriz, 962 bin ve % 2,2 oy alan Korsan Parti. E tabii, onun da sonunu görecek kadar yaşayacağız. Yeşiller hakkında yıllardır yazdıklarımız, kimseyi ikna edememişti. İnsanlar hala yaşayacak ama öğrenmeyecek.

Demek ki:

Bu seçim oyunu, trajediyi geçti, komedi oldu.


Çarşamba, Haziran 19, 2013

Anketler ve Oylar

Son 1 aydaki seçmen anketlerinin sonuçları şöyle imiş:

“POLLMARK

Pollmark anket sonucuna göre AK Parti yüzde 51, CHP yüzde 22, MHP ise yüzde 14 oy alıyor.

ANDY-AR

Andy-Ar anketine katılanların yüzde 49,6'sı hafta sonu seçim olsa AK Parti'ye oy vereceklerini belirtirken, CHP'nin oy oranı yüzde 23, MHP'nin oy oranı ise yüzde 15 oldu.

ORC

ORC'nin Haziran ayı anketinde ise Ak Parti yüzde 41.5, CHP yüzde 26.8, MHP yüzde 12.6, BDP ise yüzde 5 oranında kaldı.

METROPOLL

...

AK Parti'ye oy veririm: % 35,3
CHP'ye oy veririm: % 22,7
MHP'ye oy veririm: % 14,5
BDP'ye oy veririm: % 6,2
Kararsızım: % 7,6
Cevap vermeyenler: % 6,2
Diğer: % 5
Protesto oyları:& 2.8”


Çıkarsamalar:

Halkımız yönünü şaşırdı. Son olaylar insanları kafa karışıklığına itti.

Veya:

Halkımız ne halt yediğini bilmiyor. Her zamanki gibi.

Gezi olaylarının senkoplu gelişimi, oyların dağılımını da etkiledi. Halkımız değişken.

Anket şirketleri hile yapıyor olabilir.

Anket şirketleri güvenilir yöntemler kullanmıyor olabilir. Örneğin, örnekleme kümeleri çok küçük olabilir.

Sonuçta, yine de tüm sonuçlar birarada geçerli olamaz.

Ortalama almak bir yöntem olabilir.

Boştaki oylar epeyi çok.

Boştaki oyların dışında % 15 AKP oy oranı oynaması var. Parti değiştirecek oylar onlar.

4-5 milyon kişi daha, yani % 8-10 oranda yeni seçmen var.

Demek ki yeni bir Genç Parti vakası yaşanabilir.

En son:

Türkiye büyük bir belirsizliğe girdi. Neo-liberalizm, bu belirsizlikte sürebilecek bir uygulama değil.

Gerisini göreceğiz.