oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Nisan 26, 2017

Desilets, Ancestors, Amsterdam 1666



Anlaşılan, düşünce sinemasını ve düşünce meta-sinemasını bu adam yapacak ya da yaptı.
Kendisi, ‘Assassin’s Creed’in yaratıcılarından imiş.
Son 2 eseri ise şunlar:
Ancestors: The Humankind Odyssey
Bildiğimiz evrim tarihi.
Amsterdam 1666:
Amsterdam’ın rönesans ve yağlıboya resim sanatı zirvesi dönemi.
Her 2’si de realist ve belgesel eğilimli sinema ama bilgisayar oyunu aynı zamanda.
Şerh:
‘Assassin’s Creed’, bazı bölümlerinde tarihsel gerçeklerden ve bütüncül-model’den epeyi uzaklaşıyordu. Bu epistemik hatayı, bu 2 oyunda yapmadığını umuyoruz.
Gelelim, neden böyle bir gereksinim olduğuna:
Aynı durumu, yetişkinler için üretilen grafik roman alanında da görüyoruz:
Tamam, bilgisayar oyunları eğlendirici ama aşırı basit, standart, yaratıcılıksız, vd, vb. Tamam, Dünya nüfusunun çoğunluğu böyle ama böyle olmayanlar da var ve onlar da ciddi bir tüketici demografik fragmanı.
En güzeli de, yaratıcılık açısından olanı:
Bilgisayar oyunlarının 40 yıldır hep aynı olduğunu ve bunu ancak bu yetişkin oyunlarının bozabildiğini hep yazdık. Pazarda tutunabildiler de.
Zaten bu, sinema filmleri için de böyle:
Filmlerin % 99’u seyredilesi değil ve onları üretenler zaten böyle bir beklentisizlik içinde, yalnızca ‘üretim için üretim’ olarak onları üretiyorlar.
Açın bakın 2017 oyunları listesini, aynı şeyi orada da göreceksiniz.
Devam dizileri her 2’sinde de aynen geçerli.

(25 Nisan 2017)

Pazar, Nisan 28, 2013

Chasing Ghosts: Hayalet Kovalamaca







ABD’nin 1982’deki en iyi video / bilgisayar oyunları skorlarını yapmış kişilerle, 2007’de yapılmış görüşmeler.

Bir belgesel.

En eğlenceli ama en hüzünlü ilk yan şu: Bilgisayar oyunu skoru yapmaktan başka hiçbir niteliği olmayan insanların, 25 yıl sonraki  yine hiçbirşey olmayan halleri. Yankilik değillemesi, bu kadar güzelleme olabilirdi.

Üstelik belgesel, bunu yapmak peşinde de değil. Bu daha da güzel aslında.

Onun peşinde olduğu, bu konunun ticari sektörünü (yani yarışını) yaratan adama bir güzelleme.

1980’lerdeki sinemanın, üstelik video oyunlarına da yansıtılmış, tuhaf parlak renkleri, o yılların modası, makyajı, saç biçimleri.

Karşılaştır ve karşıtlaştır: ‘Compare and contrast’.

Bir:

‘Tron’ da o yıl yapılmış bir film.


İki:

Üstelik, o da aynı zamanda bir oyun:


Üstelik, görüldüğü üzere, imdb (internet movie database) de, yani dünyanın sinema hakkındaki en büyük sinema sitesi de, bilgisayar / video oyunlarını, film dağarına katmış durumda. (Bunun asıl nedeni, onun da eğlence (entertainment) sektörüne giriyor olması tabii ki.)

Dönelim filmimize:

Film video oyunu rekortmenlerini biraraya getiriyor demiştik. Bunu saptayan ve seçen de ‘Twin Galaxies’:


Ara şerh: 1980’lerde kullanılan ve video oyununa adını veren, oyun konsollarında ayakta oyun oynanıyordu. Günümüz bilgisayarlarında oyun oynamanın bedensel ergonomisi, onunkinden oldukça farklı. Bu bile, tek başına anlatı akışını etkileyen bir faktör durumunda.

Filmde 16 o zamanki oyun şampiyonunun 9’u var. Ayrıca, konuyu röpotaj yapar ‘Life’ dergisi, 2005’te aynı insanların 11’ini biraraya getirmiş ki bu da filmin anafikrinin alıntı olduğunu akla getiriyor. Ayrıca, 2007’de aynı konuda bir film daha yapılmış ki bu da ABD’de ticari sinemada da, gayrıticari sinemada da birbirinden alıntıdan fazla alıntının sözkonusu olduğunu akla getiriyor.

Bir zamanların altkültürü olan video oyunu salonu ve konsolü nostaljisi filmde fazlasıyla mevcut.

Filmin dolaylı sonul çıkarsatımı şu:

Bugünün oyuncuları, ilerleyen yaşlarında bile hala oyuncu takınaklı durumda. O zamanlar ise, ergen yaşında veya ergen ruhlu kişiler oyuncu takınaklı olmuş gibi. Artı bu, 1980’lerin ergen tipi demek.