ruhbilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruhbilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Şubat 14, 2015

Dr. House's After-Life

En iyi dizinin bile 8 sezonda bitmesi olağanmış ve Dr. House da orada bitti. Ancak, öykünün sonunda Dr. House ölmedi.
Kendime göre, Dr. House’un ölümünden sonraki yaşamına ilişkin fantezilerimi ve tahayyüllerimi şeyttirdim:
Dr. House, öbür doktor ölünce ne yaptı?
En oportünist şık: Zengin gençkız doktora yamandı. Bence o onu kabul ederdi.
Orta şık: Doktorluğunu veya bunun bilgisini kullanarak ve kimliğini yine gizleyerek yaşayıp gitti. İnternette tıpsal danışmanlık sitesi kursa, ona yeterdi, artardı bile.
En riskli şık: Dr. House, mafyayla veya CIA falan gibi bir kurumla, kayıtdışı çalıştı ki bunu da isteyecek illegal ve derin devletsel kurum çoktur.
Dr. House Thirteen’e ötenazi yapar mıydı?
Bu konuda onun çelişkili olduğunu düşünüyorum. O bir gerçek Dr. Kevorkyan olamazdı. Gerçek Kevorkyan, naklen ötenazi yapıp, 65-73 yaş arasını hapisheanede geçirmiş ve sayesinde bugün 10 ülkede ötenazi yasal olmuş biridir. Yani Dr. House, Thirteen’e ötenazi yapamazdı.
Dr. House aşık oldu mu?
Sevgiyi gerçekleştirme halisünasyonları görmüş olsa da, gerçek yaşamda da sevgi gerçekleştirmesi halisünasyon kalacağı için, Dr. House bunu düşündüğü için kendine küfrederek sonunda bundan vazgeçerdi.
Dr. House Cuddy’yi buldu mu?
Aramıştır mutlaka. Ancak bulabilmiş midir, bunu söylemek zor. Dr. House’ın zekasının bile çözemediği problemler olduğunu dizide de görmüştük zaten.
Dr. House Cuddy’yi bulsa, ne yapardı?
A şıkkı: Kocasını öldürürdü.
B şıkkı: Cuddy’yi öldürürdü.
C şıkkı: Evlatlık çocuğunu öldürürdü.
D şıkkı: Hepsi.
E şıkkı: Hiçbiri.
Dr. House biyolojik babasını buldu mu?
Onunla karşılaşmak ister miydi bilmiyorum.yani, onu arar mıydı bilmiyorum.
Dr. House eski karısını niye öldürmedi?
Valla, inanın bunu dizi sırasında bile epeyi merak etmiştim.
Dr. House ağrısından kurtulabildi mi?
Zaman içinde yeni tedavilerle belki.
Dr. House Vicodin bağımlılığından kurtulabildi mi?
Bence o, o bağımlılığı seviyordu. Vazgeçeceğini sanmam. Keyif için bile bağımlı kalmış olabilir.
Dr. House bir aile kurabildi mi veya kurabilir miydi?
Bence ikisi de hayır.
Dr. House eşcinsel miydi?
Bence fiilen hayır ama fikren belki. Çünkü onkologla duygusal ilişkisinin bir ucunun eşcinselliğe varacağını, kendi kendine analiz edebilecek biriydi.
Dr. House eşcinselliğe karşı mıydı?
Sanırım pratik olarak evet.
Dr. House sonraki yaşamında profesyonel müzisyen olmuş mudur?
Bence denemiştir ama becerememiştir.
Dr. House hiç tıpla uğraşmadan yaşabilir mi?
Adli tıbbın ‘uzaktan olmuş bitmiş vaka analizi bölümü’ gibi daha teorik bölümlerde çalışmış olabilir.
Dr. House teorisyen miydi?
Eleştiri babında söylüyorum, onda hiç mi hiç kuramsal eğilim ve belki de kuramsal yetenek yoktu.
Dr. House tıpta tam avangard mıydı?
Bu konu belirsiz kaldı. Dizi boyunca klonlama veya ölümsüzlük hakkında ne düşünüdüğü anlaşılmadı. Oysa ilk insan, dizinin başladığı 2004’ten önce, 2000’de Doğu Avrupa’da bir yerlerde klonlanmıştı.
Genel sonuç?
Dr. House sonraki yaşamı (diyelim 30 yıl) boyunca, hastanede (8 yılda) çözdüğü kadar vaka çözemezdi. Ona olanak yaratan hastaneydi. Çözümü olanaksız tıpsal vakalar külliyatı, hala globalce kamuya açık olarak oluşturulmadı. Yani, bu işi uzaktan da beceremezdi.
Bunu yapamadığı zaman da Dr. House, Dr. House’luğunu en çok 5 yılda yitirirdi.
Bu durumda belki Dr. House, bunu kaldıramıyarak intihar ederdi. Başka şeyler için intihar etmeyebilirdi ama tıp zekasını artık yitirmiş bir Dr. House intihar ederdi bence.

The End.

Cuma, Nisan 20, 2012

Meta-Travma: Ölümden Büyük Nedenli Travmalar


Önbilgi: Bu metin, Levent Mete’nin ‘Psikeart’ Sayı: 20’deki, ölüme mahkum bir kan kanseri hastasının yaşamının son evrelerinde, ona psikiyatrik rahatlatma verme sürecindeki yaşadıklarını anlattığı  makalesinin okunmasının ardından yazılmıştır. (Kendisini dil gücü ve dürüstlüğü için tebrik ediyorum.)


Ölüme kesinkes mahkumiyet durumu, en büyük travma nedeni kabul edilir ama ondan daha beterleri de vardır: Ölümü birden çok kez yaşamak bunlara bir örnektir.

Bunun bir örneği, toplama kampı psikolojisidir. Şerh: Ancak, toplama kampı kurtulanlarının bir bölümünün İsrail’i kurup, orada kendilerine yapılanlardan daha büyük zulümleri yapar olma ve bu zülumleri yapmayan benzerleriyle etkileşimi konusunda ortada pek çalışma yok ama en keskin kayıtlı psiko-sosyal örnekleri oluşturabilirler.

Diğer bir örnek, Stockholm Sendromu’dur. Teröristlerin aldığı rehinelerin onları haklı bulma psikolojisine sürüklenme süreçlerini tanımlar. Teröristlerle empati kurmanın patalojik bir bulgu kabul edilmesi, buradaki duyarlı noktadır.


Başka bir örnek, cephede sağ kalanların psikolojisidir: Kendi arkadaşlarının ölümüne ve kendilerinin sağ kalmasına bilinçaltında sevinmekten dolayıki suçluluk duygusu.

Öbür örnek kurmacadır: Peter Weir’ın ‘Korkusuz’ filminde, çok az kişinin kurtulduğu bir uçak kazasından kurtulan birinin kendini ölümsüz sanması ve kendini ölüm aşamasına sürükleme süreci anlatılır.


Öteki örnek de kurmacadır: Dr. House 4. sezon 16. bölümde, öleceği kesin olan bir doktor komadadır. Sevdikleriyle vedalaşması için, bikaç dakikalığına diriltilir ve hemen ardından ölür.


Doğrusal programlama açısından bakınca, bunlar epeyi geniş bir tanım alanını çevreleyen genişlikteki sınır vakalardır.

Bu satırları yazıyorum, çünkü bilgili birinin kestirebileceği gibi, kendim de birden çok kez ölüm tehlikesi deneyimi yaşadım. En son tevekkül aşamasına geldim. Ancak, her ölüme sürüklenişim başkalarının hatası nedeniyle olduğundan dolayıki hayret ve her kezinde tam tam sıfır-epsilon noktasından geri dönüş yaşantısı bir acaip yaptı beni: Meta-travmatik denebilir durumuma.

Dipnot. Sağ kalmanın utancı ya da sağ kalma sürecinde kendine yapılanların utancı, Museviler tarafından en büyük travma kabul edilir ve onu yaşayanlardan 2 kuşak sonraki torunlarda bile, intihar eğilim yarattığı önesürülür ki bunlar başka bir metnin konularıdır.

(20 Nisan 2012)