Perşembe, Nisan 23, 2020

Salgın, kapitalizm, reel sosyalizm

En son moment: Salgın, reel sosyalizmden ve  kapitalizmden daha büyük bir paradigma oluşturdu.

Çarşamba, Nisan 22, 2020

Neo-Faşizm

Devletler, öteki olmayan, kendi herhangi birkaç nüfus altkümesini gömdü. Bu, yeni faşizm. Gülün adı bu kez doktor ve 65+ idi.

Cumartesi, Nisan 11, 2020

Babam ve ölümüm.

Babam ve ölümüm.

Dün gecelik, 10 saatlık kabus ertesinde, bağırsak kanseri ertesinde, ölmeye karar verdim.

11.04.20.

Yazamamak

Korkunç.

Motor olarak.

Vazgeçmeyeceğim.

Ölene kadar.

02.17'de de böyle oldum.

ÖY

Pazartesi ameliyat günü tayini için, randevum var.

Cuma, Nisan 10, 2020

Ölürken / Yazarken


10 gün sonra ameliyat dediler.
ÇOK korkuyorum çok.
(10 Nisan 2020)       

Çarşamba, Nisan 08, 2020

Ölürken / Yazarken

Şubat 2017 olsun, Şubat 2020 olsun, yakalandığım hastalığın virüsünün, Corona'gillerden olma olasılığı var.

Boğaz kökenli ağız içi iltihaplı salya ortak.

Bağırsak iltihabı ortak.

Yaşlılarda akciğere vuruyor, bende bağırsağa vurdu.

3 yıl ihmal.

End of road.

Buna bir de sokağa çıkma yasağı eklenince, atmosfer sürreelleşti.

08.04.20.

Pazar, Nisan 05, 2020

Ölürken/ Yazarken: Doğru Söz

Benim annem 80 yaşında . canımdır. Korkarım Olay hastahaneye kalırsa, özel, devlet, vs, hiç bir şey fark ermeyecek,önümüzdeki süreçte hastaneye düşen ölecek. Hastaneye kolu çıkıp düşen bile ölecek. Tek çare korunmayı başarmaları . Bu kadar karamsarım . Hastaneler doktorları koruyamıyor hastaları hiç koruyamazlar bundan sonra

Cumartesi, Nisan 04, 2020

Ölürken / Yazarken 5

ÖY 7.
Bağırsak kanserimde, yalnızca ameliyatı kabul etmekle, umduğum 22 yıl dahadan ne kadar vazgeçiyorum, bilmiyorum.

2 aydır bedenen ve zihnen pertim, 4 ay daha öyle gidemem.

Doktor öldürmesin, kendim ölürüm.

05.04.20.

Pazartesi, Mart 30, 2020

Ölürken / Yazarken 4

ÖY 4

Corona'yı görüp, sonunu öğrenmeden ölmek.

Matematiksel kapasite açısından en kapsamlı problematik oldu. Sonu, 2050 ertesi. Kanser olmasam bile, menzil yetmedi. Buna üzüldüm.

Çözülülmeyecek denklem olmadığını bir kez daha yaşadım.

En basit yeniliklere bile insanların kapalı olduğunu gördüm.

Bu da fazladan ölü demek oldu.

Not: Corona kapmış olabilirim. 2 ayda beş on solunum yolu enfeksiyonu kaptım.  Bir tanesi iki gün üstüste kan pıhtısı tükürttü.

Ölümümün bilincine varamıyorum.

Ölürken / Yazarken 3

Öleceğini başkalarından öğrenmek.

46 yıldır çok az konuştuğun arkadaşın sana yurtdışından kitap yollamayı önerdiğinde...

Tuhaf ama aynı raporlar bana başka şeyler söylüyorlar.

Ölürken / Yaşarken 2

ÖY 2

Ölümü bu kadar çeşitli alanda ve peşpeşe deneyimlememiştim hiç. 

Hemoglobin 10'dan 5'e düşünce 200 nabız ve bilinç kapanması, potasyum eksikliğinin aşırı bitkinlik yapması, kalbin yetmemesi, panik atak. 

3 hastalık ise Çanakkale geçilmez hesabı karşımda. 

14 yıldır doktor, ilaç ve hastaneden kurtulamadım. Son erken geldi. 

Bunun tüm yaşamımdaki şans dağılımına uymadığını gözlüyorum. Haksızlık bu. 

Doktorlar abartıyor mu? Bilmiyorum. 

Bağırsak için 1 yıl önce doktora gitsem, iyi mi olurdu? Bilmiyorum. 

Koah ve kalp bu kadar kötü olmamalı, onu biliyorum.

ŞE dahiliye başşefi böbreğimi almayı düşünüyordu. Her doktor farklı bir şeyi savunmayı zorunluluk sayıyor. 

82 yerine, 60 haksızlık. 

Artı :

Yazdıklarımı ne yapacağıma ilişkin yeni bir düzenleme tasarladım.

Artık kitapçılık yok. 

Artık yazarlık az var. 

150 kitap edisyonu ile uğraşamam. Yönerge yazarım yalnızca. 

Bu da aslında 50'sinde ölmüşlük demek.

(

Cumartesi, Mart 28, 2020

Ölürken / Yazarken 1

Evde 3 telefon, 3 bilgiyar var.

Bunu yakın zaman içinde öleceğim, olarak yorumluyorum. Mutlu öleyim isteniyor yani.

Ondan hemen bir gün önce, Ölürken / Yazarken başlığını buldum. 36 yıl YY, 22 yıl ÖY.

Bel ağrım korkunç ama en korkuncu değil ama kalbime bastırıyor. Bu akşam Remeron yutacağım.

Dün ve bugün kan pıhtısı tükürdüm. Aynı yer acıyor. Koah kanser olmuşsa, üzücü. Babamın da son dönem ayakları şişmişti. İki kanser, bir kalp bitirir beni.

İnsanın kendi naklen ölümünü izlemesi tuhaf.

2 ay corona, 1 ay ameliyat, derken bu dosyayı kabaca tamamlarım herhalde. 60 yaşımda bitiremeyeceğim işe başlamayayım daha iyi.

İlk satırlar. Böyle yayınlayacağım.

Perşembe, Şubat 06, 2020

Karşılaştır-Karşıtlaştır: Grip vs Corona


Grip her yıl oluyor.
Corona türü virüsler, düzensiz olarak arada bir geliyor.
Gribin öldürme oranı, Corona türü salgınlardan daha düşük.
Ancak, gribin her yıl toplamda kesin aldığı can sayısı büyük sayılarda.
Ara şerhler:
Bir:
Grip, göreli yeni tanımlı (son 1 yüzyıl?) bir hastalık ve global ölçekte, İspanyol gribi gibi, yüksek ölümlere neden olmuştu.
İki:
Grip yok, gripler var, çünkü virüsler sürekli mutasyon geçiriyor.
Üç:
İngiltere’de eskiden bir kişi, 1-2 grip geçirirken, şimdilerde bu yılda 10-12 olmuş. Bu da, bir model gerektiriyor.
Dört:
Griplerin, ensefalit ve kalp krizi gibi ardışık hastalıklarının olduğu biliniyor.  Bunun ne kadar yeni bir eğilim olduğu belli değil.
Beş:
Kara vebanın da birden çok hastalık olduğu tahmin ediliyor. Aslına bakılırsa, grip-ensefalit de hem çok, hem tek bir hastalık. Çünkü ensefalit, grip ertesinde daha zararlı oluyor, çünkü bünye zayıflamış oluyor.
Devam:
Corona, olağan gripten üssel büyük bir medya gestaltı yaratıyor.
Grip, nezle ve bronşitin ne kadar ayrı ayrı, ne kadar tek solunum yolları hastalıkları sayılması gerektiği modellenmemiş. Bu durumda global ölüm nedeni olarak solunum yolları hastalıkları bir no’da oluyor, kalp ve kanser ikinci sırayı değişimli kapsıyor. Gribin kalp krizi yaptığı biliniyor, kanser yapıp yapmadığı bilinmiyor veya beden miysanı uzun dönemli veya kalıcı olarak ne kadar bozduğu bilinmiyor.
Medya gestaltı konusu:
Gözden kaçan bir biçimde, kitlenin ana bölümünün ilgisiz-tepkisiz olduğu gerçeği var. Salgını salgın yapan, asıl bu kitle bizce.
Çıkış:
Hastalıklar hastalığının global bir atlasının kurulup kurulamayacağı belli değil. Bunun olamayacağını ne sürecek bilimci de çok, çünkü onlar da ilgisiz-tepkisiz kitle bölümündeler.
(6 Şubat 2020)

Corona Virüsü’nün Viralitesi: Bir Perspektif


Alıntı:
“20 Ocak         291 vaka
23 Ocak          615
26 Ocak          2.021
29 Ocak          5.970
1 Şubat                        11.673
3 Şubat                        17.210”
23-26 Ocak arasında 3’e katlanma, 29 Ocak – 1 Şubat arasında 2’ye katlanma var. Yani, geometrik oran düşüyor.
Karşılaştır-karşıtlaştır:
Bir:
“… gripte her 1.000 vakadan 1'i hayatını kaybederken, koronavirüste bu oran 100'de 1'i bulabilir…”
İki:
“2002'de yine Çin'de oprtaya çıkan şiddetli akut solunum sendromu (SARS) virüsü, 8.000 kişiye bulaşmış ve 774 kişinin ölümüne neden olmuştu. Ancak SARS'ın bulaşma ve yayılma hızı bu kadar yüksek değildi.”
Üç:
“Bilim insanları, daha önce sanıldığı gibi koronavirüsün sadece hayvanlardan bulaşmadığını, insandan insana da bulaştığını tespit etti ve virüs bulaşmış bir kişinin bunu 2-3 kişiye bulaştırdığını tahmin ediyorlar.”
Dört:
“Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde her yıl 5 milyon civarında grip vakası ortaya çıkıyor ve bundan kaynaklı ölümlerin sayısı 650 bini buluyorken…”
Hata:
“Dünya’da her yıl 1 milyar grip vakası meydana gelmekte…”
“Approximately 9% of the world’s population is affected annually, with up to 1 billion infections, 3 to 5 million severe cases, and 300,000 to 500,000 deaths each year.
In the U.S. alone, nearly 20% of the population is affected. On average, 25 to 50 million documented influenza cases, 225,000 hospitalizations, and ultimately more than 20,000 deaths occur every year.”
Buradaki ölçüt, 21. Yüzyıl’da hastalığa tepki hızı ve karantinanın çalışma hızı.
Abartarak örneklersek:
Global rota merkezlerinden birinde, bunun biraz daha fazlası öldürücü ve hızlı yayılan olan bir salgın, ilk vuruşunu yapabilir.
Sonra, bekleme ve kuluçka gelir.
Bunun aşağı yukarı aynısı, Orta Çağ vebasında olmuştu. Çin’den Avrupa’ya geliş ve vuruş dalgaları, uzun yılları kapsamıştı.
21. Yüzyıl’da teşhis ve karantina hızlı olabilirken, bu virüsün ilacının 1-2 yılda bulunabileceği belirtilmişti. Yani virüs, eğer kendinden bir bekleme-vurma periyoduna sahip olursa, karantina veya ilaç işlemeyebilir. Verhulst denklemine göre virüs, kendini eksiltse de, bu ara dönemler bunu telafi edebilir.
Yine de, 17 bin ila 1 milyar arasındaki yol çok uzun. Ki bu da, % 35’lik bir ölüm oranı demek olur.
21. Yüzyıl’daki önlenemeyen virüs, antibiyotiklere bağışıklık kazanan bakterilerin durdurulamazlığı gibi bir modelde olabilir.
Buradaki en önemli noktalar, global tam karantinaya kaçıncı vurma-öldürme aşamasında gerek duyulacağı / karar alınacağı, global ekonominin bu durumda nasıl çökeceği ve Bedeker planı türü bir çözümü kullanmaya cesaret edebilecek birilerinin çıkıp çıkmayacağı.
Bildiğimiz, global salgın kendi kendini yaratıyor. Tıpkı terör örgütlerinin viralitesindeki 40 yıl ve 10 ardışık odak gibi bir model gibi, aids, ebola, sars, corona virüsleri ardışık geliyor ama henüz çok küçük vurucu güce sahipler.
Bu arada, böylesi bir salgının illa ki 21. Yüzyıl’da olacağı gibi bir zorunluluk yok. Bunu belirtmek gerekli. Ancak, bu salgının olacağı artık kesin gibi.
Çıkış:
Corona türü cirüslerin olağan griplerle nasıl etkileşeceği, ardışık veya birbirlerini çığlayan hastalıklar olup olmadıkları henüz çalışılmamış.
(6 Şubat 2020)

Manevi Uygarlık: Bilim-Sanat-Düşün vs Din-Hukuk-Ahlak


Marksistler, iktisat-siyaset-askeriyeyi maddi uygarlık; bilim-sanat-düşünü üstyapısal ve manevi uygarlık sayarlar.
Sağcılar, din-hukuk-ahlakı manevi uygarlık sayarlar.
Bu, hiç dikkati çekmiyor.
İkisi birarada olabilir oysa.
Din-hukuk-ahlak, egemenlerin kitleyi yönetmek için kullandığı afyonlar.
Bilim-sanat-düşün öyle değil. Egemenler bile, bilim-sanat-düşünü beyinleri için ağır buluyorlar.
Din-hukuk-ahlak, herkes için geçerli ve uygulamada.
Bilim-sanat-düşün, toplam nüfusun binde biri ila onu için geçerli.
Burada sorunsal, aslolanın hangisi olduğu:
Din-ahlak-hukuk mu, bilim-sanat-düşün mü?
İktisat-siyaset-askeriye belli tarihsel sikluslara sahipken, bilim-sanat-düşün öyle değil. Çünkü, avangard örnekleri daha az görülüyor ve büyük sayılar kuramını işletecek kadar çok veri birikmedi.
Bu çerçeve, Dünya Sistemi kuramına eklense gerekli.
Bu çerçeve, Dünya Sistemi’nin ana akımsal Afro-Avrasya bölümü için geçerli.
Onun dışındaki adasal, Amerikasal, tropiksel, denizsel fraktal tarih bölümleri için bunlar geçerli değil. Hem bilim-sanat-düşün için geçerli değil, hem de iktisat-siyaset-askeriye için geçerli değil.
Ancak, fraktal tarih bölümleri için de, din-hukuk-ahlak blokları var.
Tarihe böyle kavramsal yaklaşınca, ceteris paribus yapmak daha kolay.
Çıkarsama:
Bilim-sanat-düşün bugüne dek yaşamış 110 milyar için en az gerekli kültür öğeleri gibi duruyor. Ki zaten bu 110 milyarın % 80’i veya daha fazlası ümmiydi ve bilim-sanat-düşün yazı olmadan olmaz.
Soru kipi:
Bilim-sanat-düşün ile ilgili nüfusun binde biri ila onunun 2. Sanayileşme, yani kültürel avangard ile ilintileri ayrıca irdelenmeli.
Diğer bir deyişle, kültürel elit-azınlıkların nicelikleri ve nitelikleri, tümüyle arakesitli olmayabiliyor gibi.
(4 Şubat 2020)

Salı, Şubat 04, 2020

Suriye Savaşı: 04.02.20


Türkiye ve Suriye ordusu sonunda çatıştı.
Buraya gelineceği belliydi ama ne zaman gelineceği belli değildi.
Olaylar rasgele ilerliyor.
Bunun tam tersi de olabilirdi, Rusya uçağını düşürmek ile ondan S-400 almak gibi.
Erdoğan, Rusya’dan ABD’ye döndü deniyor. Emin değiliz. Çünkü Türkiye’nin derdi YPG, Esed değil, en azından şimdilik.
Ortalık 1-2 ay duruldu, yeniden ısınıyor gibi.
Türkiye savaşı tercih ediyor.
+
“Emekli Tuğgeneral ve Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Naim Babüroğlu da, Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede, Türkiye ve Rusya’nın arasının açılmasına neden olan İdlib’de TSK ve Suriye ordusu arasında yaşanan sıcak çatışmanın “ABD provokasyonu” olduğunu söyledi. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’in hafta sonu gazetecilere yaptığı açıklamada, İdlib’in büyük bir bölümünü kontrol eden El Kaide bağlantılı terör örgütü HTŞ’yle ilgili “Henüz biz bu iddiaları kabul etmedik ama kendileri, terörist değil, vatansever muhalif savaşçılar olduklarını iddia ediyorlar. Bir süredir uluslararası bir tehdit oluşturduklarını görmedik” dediğini anımsatan Babüroğlu, “Bu açıklama, kağıt üstünde terör örgütü olarak görseler de, HTŞ’nin İdlib’deki mücadelesini meşru gördükleri anlamına geliyor. Ayrıca ABD’nin İdlib’de desteklediği gruplar olduğunu biliyoruz. Onları, hem Suriye ve Rusya’ya karşı, hem de Türkiye’ye karşı provoke ediyorlar” dedi.”
Durumu fazla karmaşıklaştırma. Pirelerin develeri güttüğünü önesürüyor.
Bir de durum ve taraflar, hep böyle muallaktı. Bu yeni bir durum değil yani.
Sorun herkesin küçük, hem de çok küçük hesaplara dalmışlığı. Paralar ve canlar telef olup gidiyor bu arada.
+
“Astana çökerse, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı da sorgulanır hale gelir, ayrıca PYD / PKK da güçlenir. ABD ve PYD / PKK mutludur” ifadelerini kullandı. Babüroğlu…”
Meali:
Türkiye YPG’ye saldıracak, ABD7ye veya Rusya’ya karşın.
Bizce, Esed de onlara saldıracak ve Esd-Erdoğan ortak çizgisi bu olacak, İran-Türkiye ortak çizgsinin bul olduğu gibi.
+
Çıkış:
Bu açıdan bakınca savaş, gideceği yöne doğru ilerliyor gibi görünüyor.
Erdoğan, bu savaşı iç siyasette ve erken seçimde malzeme olarak kullanacak.
Tutacak mı, onu hep birlikte görecğiz.
(4 Şubat 2020)

Global Momentler 2020-2040


İnsan-üstü ölçekteki krizler:
Su, gıda, enerji, çevre, salgın, nüfus.
İnsani ölçekteki krizler:
Yeni Orta Çağ
3. Dünya Savaşçıkları
Yokkutuplu Dünya
Aydınlanma Kültürü’nün tasfiyesi
Askeri, iktisadi, siyasi bir nolu’ların farklı odaklardalığı veya yokluğu
Okuryazarlığın gönüllü gerilemesi
BM’nin işlevsizliği ve ikamesizliği
IMF ve Dünya Bankası çizgisinin Dünya’yı ekonomik olarak batırması: Bakınız 1980-2020
2000-2200 tarihsel gerileme dönemi
(1945?)-1960-1980 ilericiliğinin 1980-2020 ve 2020-2060 gericilğine dönüş(türül)mesi
Bölgesel krizler:
Araplar’ın Yeni / N. Orta Çağ’ı
Latin Amerika, Afrika ve Hindistan’ın 2,5-4. Dünya’lığı
AB’nin birçok yönden kendini kasfiyesi
Mikro ülkelerin kampüs-komün mekanlar olamaması, üstelik tropiklerde ada ütopizmine sahipler
Kültürel üstyapı açmazları:
Bilimin 110 yıllık duralaması
Sanatın avangardsızlığı veya yetersiz avangardsızlığı
Düşünün kendini sıfırlaması
Entellektüellerin yönsüzlüğü (oryentasyon)
Derleme:
Negatif olmayan öğe / vektör yok
Bu durumda asıl negatif öğeler, pozitif sonuçlu olabilir veya  -1 + -1 = -2 yerine, -3 olabilir.
Büyük sayılar kuramına göre, ana akımlara baktığımız için, elimizde tam bir fraktal-artık mikro değerler listesi yok ama sonucu onlar belirleyecek
Örnek: AB’deki 3. ve 4. Dünya göçmenlerinin kültürel artı-değer yaratamamışlığı / yaratamıyorluğu gerçeği ne anlama geliyor?
(3 Şubat 2020)

Çarşamba, Ocak 29, 2020

Felaket Yönetimi: Tümel Arayışı: Elazığ Depremi, Corona Virüsü, Bryant Helikopteri


Daha 1840’tan ve Verhulst’tan beridir, felaketler hakkında bilinen genel bir şey var:
Felaketleri yaratan nedenler kendini de yok ederek, felaketi durdurabilir.
Bu, Malthus teorisine karşı bir tez. Verhulst, nüfus artışını yaratan etkenlerin bir noktadan sonra, kendilerini azaltacağını veya sıfırlayacağını matematik bir denklemle göstermiş.
Orman yangını da, belli koşullarda kendini söndürebilir, yani boğabilir.
Felaket için genel bir kural daha var.
O ya da bu felaket önlenebilir, durdurabilir veya tedavi edilebilir ama felaketler hep vardır.
Bu durumda, enerjinizin bir bölümünü müstakbel ve olası felaketler için ayırmanız gerekir. Ama bu hiç yapılmaz, yapılmıyor, yapılmayacak.
Adapazarı, 2 depreden sonra bile aynı yere, fay çatlağına ve dere yatağına yeniden inşa edildi, Şimdi yeni depremi bekliyorlar.
Depremler önlenemez.
Yalnızca depremlere hazır olunabilir.
Türkiye depremlere hiç hazır olmuyor, çünkü uğraşmıyor.
Virüssel salgınlar önlenebilir, durdurabilir, tedavi edilebilir. Corona için de öyleydi.
WHO belki 40 yıldır global salgında global nüfusun en çok % 5’inin öleceğini hesaplamış. Bu, Avrupa vebası için üçte bir, bazı Amerika yerlileri bölgeleri içinse, % 95-99 olmuş. Karşılaştır-karşıtlaştır. Ders al. Uygula.
Salgın için karantina oluşturulabilir. Bu, suç değildir ama oradakilerin çoğu yine ölür.
Salgına yakalanmış hastası çok olan bir köy, yalıtılıp yakılabilir. Herkes ölür ve bu suç olur.
Bedeker ise daha da aşırıya gitmiş: Sağlam bölgedekilerle, salgınlı bölgelerdekiler arasına tampon bölge yaratıp, oraya zekat keçisi bir seçilmiş insan kümesi yerleştirip, onları kurban etmek ve böylelikle salgını denetlemek. Bu, World War Z’deki kurmaca bir örnek ve hiç denenmemiş ama bu gidişle her yerde yapılmak zorunda kalınacak.
Bunun için geçmişe bakabiliriz:
Avrupa vebası Çin’den başladı. Yıllar boyunca, İpek Yolu ticaret rotaları boyunca atlaya sıçraya yayıldı. Avrupa’ya vardı ve orayı 3-5 dalgada vurdu.
Karantina başlatıldı.
Hastası çok olan yerler yok edilebilir ama günümüz global koşullarında bu imkansız gibi.
Günümüz koşullarında, tampon bölge de yok gibi. Onun yerine, virüsün durak ve uyku noktaları var.
Salgının matematiği genelde şudur: Birinci dalga hastalıkta N hasta için X süre gerekirken, bu süre her dalgada daha da kısalır, sonunda çığ etkisi oluşur, salgın patlar.
Günümüz koşullarında bu, bildiğimiz grip için böyle. Bundan 40 yıl önce insanlar yılda pek pek 1 kez grip olurken, İngiltere’de şu an insanlar her ay grip olur olmuşlar. N kişilik bir hanede her an biri grip demektir ve grip yok edilemez demektir.
Gribi de herkes ve sürekli olduğu için, kanıksama vardır ve salgını günümüz koşullarında, çığ etkili kılacak ve tetiği çekecek etken budur.
Helikopter kazası ise basitti. Olmayabilirdi. Bryant pilota ‘kalkma’ derdi, olur biterdi.
Görüldüğü gibi, felaketler tümeli için kabaca bir harita var ama epeyi yeri boş, noktalanmamış, verilenmemiş yani.
Nüfus 0-400 milyon, alan tüm globalite.
Şöyle ironik-kurmaca bir örnekle sözü bağlayalım:
Belki Bryant, Corona cirüslü idi ve düşerek, düştüğü bölgeye salgını taşıdı.
Yani:
Hiçbir felakette neden-sonuç ilintisi birebir yönetilemez.
Birden sonrasıysa istatistik ve Bedeker karar ağacı (kimlerin ölüme sürüleceğinin seçimi).
Unutmayalım:
21. Yüzyıl krizleri içinde, en çok ölüm yaratma olasılığı taşıyanı salgın. Sonra kıtlık ve savaş var. Enerji ve çevre çok geride oran olarak. Göçmenler ise, hem nüfus azalması, hem nüfus artışı yarattı.
Ve Dünya, var olan nüfusunun % 5’inin değil, % 40’ının yok olmasını gerektiren bir global-üstü açmaz içinde. Tersi durumda, % 50-100 nüfus birden yok olabilir. Evrim tarihindeki % 99-100’lük tür ve birey toplu yok oluşları, bunun böyle olabileceğini kanıtlıyor.
(29 Ocak 2020)