başkaldırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başkaldırı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Kasım 06, 2013

V Kasım için V



Beşer şaşar.

Beşer hatalarında ısrar eder.

O nedenle de tarih kimi tekerrür eder

Bir haber:

“V For 5 Kasım!

...

Dünyanın en etkili ‘hacktivist’ grubu Anonymous’un çağrısıyla bugün, 5 Kasım 2013 tarihi Dünya Sivil İtaatsizlik Günü olarak kutlanacak. ‘#MillionMaskMarch’ ‘hashtag’iyle yapılacak çağrıyla, dünyanın farklı şehirlerinden aktivistler, bugün sokağa çıkmaya başladı bile.”


5 Kasım ne?

Guy Fawkes’un 1605 yılında Papa engizitörlüğünü İngiltere’de başa getirmek için yapmayı plandığı darbenin engellenme günü...

‘V for Vendetta’ ne?

Bunu öven bir film.

O maskeler de bunun simgesi hala.

Şimdi kim, neden, kime karşı?

Parlamentoyu havaya uçurmak, ergen eğlencesi. Devrim falan değil.

Sivil itaatsizlik, ABD’de icat edilmiş: Yanlış yer, yanlış zaman.

Bugün ve burada sivil itaatsizlik, ‘hacktivist’lere, salaktivistlere ve slaktivistlere kalmış: Yanlış yer, yanlış zaman.

Tarih yaşarken yazılabilir mi?

Evet.

Tarih yaşarken yapılabilir mi?

Evet.

Zaten herkes bu işlevi taşıyor, çünkü hepimiz kültürün parçasıyız.

Tarih bilinci var mı?

Entellektüeller dahil, kimsede yok.

Tarih, bilinçsiz ne yazılabilir, ne de yaşanabilir.

House ne demişti?:

“Bir bilgi varsa, sen onu bilmiyorsan, yine de ondan sorumlusun.”

Yani:

Ve için V.

Tarihteki ‘o yanlış yaptı ve bu yanlış yaptı ve şu yanlış yaptı’ gibi...


Pazartesi, Eylül 23, 2013

Eşkiya Dünya’ya Aman da Hükümdar Olmaazzz




Acaba öyle mi?

Değil gibi...

Sonuçta, Türkler Mısır’da köle-asker iken iktidar olunca, eşkiya dünyaya pekala hükümdar olmuştu ama... Öyle olunca, şanlı tarihimiz oluyor ama... Böyle olunca su koyveriyorsunuz ama... Bu haltları siz yediniz ve bu işi buraya siz getirdiniz ama...

Günümüze bakalım:

“Beşiktaş - Galatasaray arasında oynanan derbi karşılamasının 90+3. dakikasında Felipe Melo'nun kırmızı kart görmesinin ardından ortalık bir anda karıştı... Beşiktaşlı taraftarların bir anda sahaya inmesi sonrasında, ortalık karıştı.”


Maç tatil edildi, hem de biterken...

Bekir Ağırdır diyor ki:

“Niçin gündelik hayat da ve toplum da şiddet yayılıyor? Bu toprakların insanları şiddete çok yatkın oldukları için mi?

Son otuz yıldır bu topraklarda hayat değişti. Hiçbir şey ne toplum, ne kentler, ne gündelik hayat aynı değil. Ne yazık ki bu ülkenin siyaseti, medyası, kanaat önderleri ve hatta akademik dünyası bile her şeyi siyasetten okumaya ve anlamlandırmaya çalışıyor.”


Soruyu yanlış soruyor. Veri tabanını yanlış koyuyor ortaya.

Önce saptamalar.

1980’den itibaren getirilen neo-globalist neo-liberalizm, devleti sömürü niyetli olarak aşırı zayıflattı. Buna siyasilerin sürekli sağ-sol zigzagları eklenince, kitlenin kıblesi kalmadı. Devlete biat kalmadı. Bu genellikle orta çağların dolaylı bir göstergesidir.

Benzeri örnekler, Osmanlı’da Yeniçeri’lerin boşta kalınca İstanbul’da sivil terör yaratması gibi olarak epeyi mevcuttur. Osmanlı’nın son zamanlarında da böyle olmuştu, kimse gecey sokağa çıkamaz olmuştu, yani bir devlet bu durumu çözemezse, biter, zaten devletler hep biter. Çocuğun adı da budur: Başıbozuk ve ayaktakımı.

Gelelim günümüze:

O nedenle Geziciler, bardağa son damlayı koyarak taşma yarattılar.

O nedenle Geziciler’in arasında futbol taraftarları da vardı ve o nedenle statlara siyaset taşınmış gibi oldu ve genelde kuzu tipli, ‘ne sağcıyım, ne solcu, futbolcuyum futbolcu’ kitle, birden zıbıttı.

Bundan sonra ne olur?

Ne AKP, ne de başka bir parti, bu bitirlmiş TC’yi toplayamaz ve 2. Cumpuriyet’e daha çok var. O vakte kadar, tarihsel zebehe gaden Fetret Fetret Fetret...

Bavulları toplayın küçük burjuvalar, yoksa son vapuru da kaçırırsınız...

Gitseniz de, Beyaz Ruslar ve hala tuvalet kağıdı niyetine kullanılan rubleleri gibi olacak. (Bakınız: 3 İstanbul.)

Ve evet, hala 3 İstanbul var: Cennet, cehennem, araf...

Siz hangisindensiniz ey kari?


Pazartesi, Aralık 19, 2011

4. Liberalizm Ne Zaman Gelir?

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde belli bir düzenlilik var:

3 adam (Atatürk, İnönü, Bayar), 3 darbe (1960, 1971, 1980) ve 3 liberalizm.

4. darbe de oldu, post-modern oldu ama oldu. 4. liberalizmi de bekleyebiliriz.

Önce 3 liberalizme bakalım:

Onlarda da bir düzenlilik var:

1983 ANAP, 1993 DYP ve 2003 AKP.

Dünya ülkeleri liberalizm akımlarını bizden çok önceleri yaşadı. Bizde yaşananlar yeni dünya düzeni ve globalizm akımıyla çakıştı. 1983’ten önce Türkiye dışa kapalı bir ekonomiydi. Şimdi 150 milyar dolarlık ithalatıyla, dışa bağımlı bir ekonomi.

Her liberal atak 5. yılından sonra enerjisini yitirmeye başlıyor, çünkü toplumu yoruyor.

Her liberalizm, az sayıda belli kişileri (iktidara yakın duranları veya kumar sevip sürpriz ata oynayanları) zengin ederken, çok sayıda belli kişileri fakir eder. Sınıf atlamak liberalizmin sloganıdır. Türkiye’de gelir dağılımı eşitsizliği son 25 yılda giderek arttı. Bunu devletin kendi sitatistik kurumları söylüyor. Öncelikle köylü kesim, tarım ürünlerindeki sübvansiyon kalkınca iktisaden çöktü. Sonra reel ücretler giderek azaldı.

Ancak görünen o ki toplumumuz henüz uslanmadı.

2012’de genel seçim, 2013’te Cumhuriyet’in 90. yılı, 2014’te cumhurbaşkanlığı seçimi, 2016’da en erken AB’ye girme olasılığı var.

Eğer 10 yıllık eğilimlere bakarsak, 4. liberalizmin 2013’te gelmesi makul görünüyor.

Bu ana bilgi. Bir de hata fonksiyonlarına (dalgalanmalara) bakalım:

2012 seçimlerinde baraj düşürülmüş ve büyük olasılık TBMM 10 partili durumda olacak. Bunlardan birinin sosyal demokrat olup olmayacağı henüz belli değil, çünkü bizde sosyal demokrat parti henüz yok. Solsuz bir meclisin durumunu 1980 ertesinde kurulan Danışma Meclisi’nde gördük.

Gelecek cumhurbaşkanının 7 yıl orada kalıp kalmayacağı da kesin değil, 5. darbenin olup olmayacağı da. Tabii en büyük sorunumuz savaş ve terör olacak. Ortadoğu şimdiden kan gölü durumunda.

Peki, bu koşullarda 4. liberalizm nasıl kazanır?

Tüm liberalizmler İstanbul’u büyüterek oy topladı. İstanbul 15 milyonluk bir köy oldu. Niyetler kuzeye doğru daha da büyümek. Bunun çevresel sorunları şimdiden anlatıldı. Bir de hiç unutmamamız gereken deprem riski var. En geç 2029’da büyük bir deprem yaşanacak. Fay hattı dosdoğru batı yakasını kesiyor.

4. liberalizm 1. Cumhuriyet’in sonunu getirebilir ama 2. Cumhuriyet’i kurdurur mu bilemem.