kozmoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kozmoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ekim 17, 2016

Asgardia'nın Kısa Vadeli Gelecekbilimi

Projenin gerçekleşmemesi için neden yok.
Daha önceki uzay istasyonlarından epeyi uzağa, 1 milyon kilometre öteye kurulacağı için, kurulma maliyeti diğerlerinden daha yüksek olacaktır. Ancak, diğerlerindeki başarı ve başarısızlıklar, epeyi bir veri tabanı elde var demek.
Finans işine gelince:
Gönüllü ve çoklu katılım planı var. Wikipedia ve Transhumanism projelerinden gözlediğimiz 3 gerçek var:
Bir: İnsanlar 1 kerede 100 verebilirler ama 10 parçada ve uzun dönemde 10’ar vermeyi yürütemezler.
İki: 100’den büyük finansman parçaları gerekince, birey olsun, şirket olsun, müdahaleler devreye girecektir. Asgardia onlarca özel şirket uzay projesinden yalnızca biri. Onu kösteklemek veya diğerini kösteklemek için onu öne çıkaran destek gibi Bizans-insan oyunları yüzyıllarca daha sürecektir.
Üç: Kurucu babasının bir görevlisi olduğu BM gibi resim kurumlar, er veya geç böyle bir özel projenin ayağına dolanır. Sonuçta BM, 5 ülke için var ve Asgardia bunun antitezi. Ashurbeyli, ya Asgardia’yı bırakacak, ya da BM’yi yani. (BM, kafa naklini yasaklayarak, ölümsüzlüğü yasaklayan bir kurum şu an, 10 yıldır.)
UİS’nun kuruluşu sırasındaki başarısızlıkları, tarihsel sorunları (1990 global olayları ve 2003 mekik düşüşü), bunların projeyi geciktirme yönündeki etkilerini izledikçe, en az 25yıllık bir proje olacak Asgardia’nın aynı sorunları yaşayacağını düşünüyoruz. Çünkü 2017-2042 arası, en az 2 makro-global sorun demek: Muhtemelen gıda ve ekonomik. O sırada epeyi ülke haritadan silinecek, yenileri kurulacak, projeyi destekleyen insanların yaşamları yörüngesinden kayacak.
Dolayısıyla Asgardia, hem bir ilk olarak, hem de tarihin oldukça ekstrem bir dönemine denk geldiği için,en azından başarısızlık verileri bile çok önemli. SSCB çökerken, uzay projelerine ne olduğunu biliyoruz. Asgardia ile ise, Dünya-tarih çökerken uzay projelerine ne olduğunu öğreneceğiz.
Asgardia başarısızlığa mahkum yani.
Olsun:
Beckett hesabı, yine deneyeceğiz, yine yenileceğiz ama bu kez daha güzel, daha iyi, daha doğru yenileceğiz.

(17 Ekim 2016)

Perşembe, Temmuz 12, 2012

N Delikli Topolojiler ve Evren








‘2 delikli + 1 bağlı’ pretzel geometrik dönüşümleri, aynı duble halkada, limit (geometrik dönüşümde kolaylık olsun diye daha küçük) sonsuz delik açıldığında da, geçerli kalır.

Burada önemli olan, makro dönüşümün kriterinin ne olacağıdır.

Yani, değişen-etkili öğeler ve değişmeyen-etkisiz öğeler, birarada etkileşir durumu mevcuttur.

Evren’in olağan özdeğinin olşturduğu 200 milyarlık gökada toplamının gözenekli / süngerimsi dağılımı, limit sonsuz (ama aslında (gözeneğinin yarıçapının 200 milyon ışık yılı olduğu) minimum 343.000, maksimum  1.570.000 delikli) bir topoloji akla getirir.

Yani, Evren’in sonul düğümlerinin açılıp açılmayacağı, yani zamanın ve mekanın çözülüp çözülmeyeceği, bizim henüz göremediğimiz / gözleyemediğimiz, asıl makro süreksizliğe bağlı olabilir.

Evren’deki makro gözenek yapısının (duvarlar ve boşluklar) Evren’in sonul gidişatını etkilemesi, pek mümkünlüğe uygun  görünmüyor.

Burada, farklı bir mantıksal model olarak, parçanın bütünden büyük olmasından hareketle, şu anda ne başlangıç ve ne de şimdiki ‘mikro-mikro, özdeksel-enerjisel / zamansal-mekansal süreksizlik ölçeği ve biçimi /geometrisi bilinmeyen / gözlenmemiş / hesaplanmamış’, asıl süreksizliğin nasıl işleyecebileceğini de tasarlayamıyoruz. (Ancak bunun Calabi-Yau modelinden farklı olduğuna ilişkin bir kanımız mevcuttur ve bunun nedeni de, o modelin Evren’in geçmişteki evrimindeki birkaç süreksizlik aşamasının getireceği heterojeniteyi içermemesidir).

Ayrıca, (yerçekimi etkileşimleri gözaradı edilerek) gökadalar birbirinin arasından geçebileceği için, fazladan bir süreksizlik dönüşümü de hesaba katılsa gerektir. (Aynı zamanda bunun fraktal geometrisi de.)

Burada, şimdiki kozmolojik boşlukların yarıçapının, oralar bir zamanlar var olmuş olması gereken, ilk dönem gökadalarının ışık hızının % 2’siyle devinmesi gerektirdiği gibi bir çıkarsama var:  Kuasarlar dışında, bu hıza yaklaşabilen evrensel ölçekte bir güç / oluşum mevcut değil / gözlenmemiş durumda.

Karanlık madde ve enerjinin, olağan madde ve enerjiyle var ve olası tüm etkileşimlerine ilişkin hiçbir denklem yok. Dolayısıyla, Evren’in evrimine ilişkin bugüne dekki tüm kestirimler geçersiz durumda kalıyor.

Burada, bilimden çıkıp ontolojik olarak (teolojik olarak değil) felsefenin alanına girerek, şöyle bir çıkarsama yapabiliriz (ve bu da bilimin sınırlarını imler):

İster olağan-olağan madde, ister olağan-karanlık madde, ister karanlık-karanlık madde etkileşimi olsun, Evren’in sonul tek bir geleceği olduğu konusu boşlukta kalıyor.

Olağan yıldız oluşması ve oluşmaması, artı kesin / determinis modelde sonulluğu ve sonulsuzluğu (bazı kara deliklerin sürme süresi olan 10 üzeri çok 67 yıldan çok önce, Evren’in sonul gidişatı belirlenmiş veya belirlenememiş olacaktır. Yani, arada bir evrensel öte-evrimler dizisi mevcut ve gidişatı onlar etkileyecek.

İnsan türünün (şimdiki ve gelecekteki durumuyla) orada / bu müstakbel oluşumlarda yeri yok ama insan sonrası türlerin şimdiden var.

Evren’in sonul gidişini, ‘oto-kritik oto-organize negatif entropi formları’nın N kritik eşik ötesi novumları belirleyeceğe benzer.

Sonul durumu bilmiyoruz ama evrensel-özdeksel evrimin devindiği yönü ve doğrultuyu biliyoruz.