metafizik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
metafizik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 28, 2013

Geometrik NEK

Konu 3x3’lük matris tasarımında, yani 3 akıl yürütme derecesinde, 3’er alt-adım olarak tasarlandı ve bunlar (Bir-bir,  ... , Üç-üç) numaralandı.

Birinci derece akıl yürütme:



Bir-bir:

Koch Adası, bir eşkenar üçgenin kenarlarının ortadaki üçte birlerine, özgün üçgenin üçte biri kenar uzunluklu yeni 3 üçgeni tabanlarından eklemektir. Bu iterasyon sonsuz kez yinelenebilir. Ortaya, sonlu alanlı ama sonsuz kenar uzunluklu bir biçim çıkacaktır. Bu sonuç biçimin boyutu 2-3 arasındadır.

Not: Burada alan yoğunluğu, ‘0-1’ / ‘binary’ / (yalnızca) ikili  ve tam sayılı değerliklidir.

Bir-iki:



Koch Atolü, bir eşkenar üçgenin içine, başaşağı olarak, köşeleri özgün üçgenin kenarlarının ortasına değen, özgün üçgenin yarısı kenar uzunluklu bir eşkenar üçgen delik açmaktır (ki bu biçim Pascal Üçgeni’ne benzer). Bu iterasyon sonsuz kez yinelenebilir. Ortaya, limit sıfır alanlı ama sonsuz kenar uzunluklu bir biçim çıkacaktır. Bu sonuç biçimin boyutu 2-3 arasındadır.

Bir-üç:

Koch Adası-Atolü birleşiği sistem için, Koch Adası’nın özgün üçgeninin dışındaki bölümlerine, Koch Atolü işlemlerini uygulayabiliriz. Aynı zamanda, Koch Atolü’nün içine de, Koch Adası’nın işlemlerini uygulayabiliriz. Ortaya 2 parçalı olarak, dışarıdaki bölümde limit sıfır alanlı ama 2 kere sonsuz kenarlı, içerideki bölümde ise sonlu alanlı ama 2 kere sonsuz kenarlı bir biçim toplamı çıkacaktır. Bu sonuç biçimin de boyutu 2-3 arasındadır ama hem Koch Adası’nınkinden, hem de Koch Atolü’nünkinden 2 kez biraz’ar daha fazladır.

İkinci derece akıl yürütme:



İki-bir:

Koch Adası Tetrahedronu, bir düzgün dörtyüzlünün yüzeylerinin ortadaki dörtte birine, özgün cismin yarısı kenarlı ve sekizde biri hacimli, 4 tane küçük tetrahedron yerleştirerek elde edilebilir.

Not: Koch Adası tetrahedronunu yalnızca yüzeyden oluşacak biçimde tasarlarsak, onun farklı doğrultulardaki izdüşümleri, farklı alan yoğunluklu (ama ‘0-1’ gibi yalnızca ikili değerlikli olmayarak, onun yerine küsurlu ve değişen yoğunluklu olarak) olacaktır.



İki-iki:

Koch Atolü Tetrahedronu, bir düzgün dörtyüzlünün yüzeylerinin her birinin ortadaki dörtte birini tamamlayan başaşağı ve özgün dörtyüzlünün yarısı kenarlı ve sekizde birer’i hacimli küçük dörtyüzlüler çıkararak elde edilebilir.

İki-üç:

Koch Adası-Atolü Tetrahedronu birleşiği sistem için, İki-bir’deki ve İki-üç’teki her 2 işlemler dizisini de birarada uygulayabiliriz.

Üçüncü derece akıl yürütme:



Üç-bir:

3 boyutta devinen 2 boyutlu Calabi-Yau sisteminin, 2 boyuta izdüşümünü alabiliriz. Burada, Koch Atolü’ndeki gibi delikler değil de, bir tür ‘deliklerin izdüşümünde alan yoğunluğu seyreltilmesi’ ve çokkatlının yoğun katlarında alan yoğunluğu derişiklendirilmesi olacaktır ki bu da gerçek Evren’de, değişen uzay-zaman yoğunluğu ve heterojenite demektir. Biz, Evren’in böyle bir modelli olduğunu düşünüyoruz. Bunun şimdiye dek görülememesi, zamansal olarak 10 üzeri eksi 18 saniye ve mekansal olarak da 10 üzeri eksi 13 santimetre ölçeğin / ölçütün altına henüz inememişliğimiz nedeniyledir. Sözü geçen ölçek / ölçüt, mekanda 10 üzeri 20’den de aşağıdadır gibi.

Not: Calabi-Yau yüzeyinin izdüşümleri de, farklı doğrultularda (aynı yüzeylerin değeri olarak) farklı küsurlu değerlerde olacaktır. Bu örüntüler, yinelenen ve birbirinin benzeri ve/ya aynı parçalardan oluşabilir.

Üç-iki:

Bu yüzey nokta yoğunluğu haritası ayrımlarını, hem Koch Adası-Atolü sistemi, hem Koch Adası-Atolü tetrahedronu sistemlerini irdelemeyi, hem de 3 boyutta devinen 2 boyutlu Koch Adası-Atolü sistemi ile ikili ve üçlü ‘karşılaştır-karşıtlaştır’ akıl yürütmeleri ile yapabiliriz.

Üç-üç:

Bu işlemler toplamını, 10-11 boyutlu evren modeline yükseltgeyebiliriz. Gerçek Evren’in modeli, bu anılan tüm geometrik modeller toplamında / arasında / karışımında bir biçimde modellenebilir.

Bu model de, hem bir ışık hızından daha hızlı yol alabilmenin kuramsal veri tabanını, hem de boyut fermuarı yapabilmenin kuramsal veri tabanını verecektir bizlere...

Gerçek Evren ile modeli, bunlar arasında bir yerlerde saklı. Koch Adası, Pisagor Teoremi’nin ilk kez tasarlandığı MÖ 3000’deki Sümer’de de tasarlanmış olabilirdi pekala. Bu model de şimdi tasarlanmış olabilirdi pekala ama tasarlanması pekala 5 milenyum daha alabilir, Koch Adası’nın tasarlanmasının aldığınca...


Perşembe, Temmuz 12, 2012

N Delikli Topolojiler ve Evren








‘2 delikli + 1 bağlı’ pretzel geometrik dönüşümleri, aynı duble halkada, limit (geometrik dönüşümde kolaylık olsun diye daha küçük) sonsuz delik açıldığında da, geçerli kalır.

Burada önemli olan, makro dönüşümün kriterinin ne olacağıdır.

Yani, değişen-etkili öğeler ve değişmeyen-etkisiz öğeler, birarada etkileşir durumu mevcuttur.

Evren’in olağan özdeğinin olşturduğu 200 milyarlık gökada toplamının gözenekli / süngerimsi dağılımı, limit sonsuz (ama aslında (gözeneğinin yarıçapının 200 milyon ışık yılı olduğu) minimum 343.000, maksimum  1.570.000 delikli) bir topoloji akla getirir.

Yani, Evren’in sonul düğümlerinin açılıp açılmayacağı, yani zamanın ve mekanın çözülüp çözülmeyeceği, bizim henüz göremediğimiz / gözleyemediğimiz, asıl makro süreksizliğe bağlı olabilir.

Evren’deki makro gözenek yapısının (duvarlar ve boşluklar) Evren’in sonul gidişatını etkilemesi, pek mümkünlüğe uygun  görünmüyor.

Burada, farklı bir mantıksal model olarak, parçanın bütünden büyük olmasından hareketle, şu anda ne başlangıç ve ne de şimdiki ‘mikro-mikro, özdeksel-enerjisel / zamansal-mekansal süreksizlik ölçeği ve biçimi /geometrisi bilinmeyen / gözlenmemiş / hesaplanmamış’, asıl süreksizliğin nasıl işleyecebileceğini de tasarlayamıyoruz. (Ancak bunun Calabi-Yau modelinden farklı olduğuna ilişkin bir kanımız mevcuttur ve bunun nedeni de, o modelin Evren’in geçmişteki evrimindeki birkaç süreksizlik aşamasının getireceği heterojeniteyi içermemesidir).

Ayrıca, (yerçekimi etkileşimleri gözaradı edilerek) gökadalar birbirinin arasından geçebileceği için, fazladan bir süreksizlik dönüşümü de hesaba katılsa gerektir. (Aynı zamanda bunun fraktal geometrisi de.)

Burada, şimdiki kozmolojik boşlukların yarıçapının, oralar bir zamanlar var olmuş olması gereken, ilk dönem gökadalarının ışık hızının % 2’siyle devinmesi gerektirdiği gibi bir çıkarsama var:  Kuasarlar dışında, bu hıza yaklaşabilen evrensel ölçekte bir güç / oluşum mevcut değil / gözlenmemiş durumda.

Karanlık madde ve enerjinin, olağan madde ve enerjiyle var ve olası tüm etkileşimlerine ilişkin hiçbir denklem yok. Dolayısıyla, Evren’in evrimine ilişkin bugüne dekki tüm kestirimler geçersiz durumda kalıyor.

Burada, bilimden çıkıp ontolojik olarak (teolojik olarak değil) felsefenin alanına girerek, şöyle bir çıkarsama yapabiliriz (ve bu da bilimin sınırlarını imler):

İster olağan-olağan madde, ister olağan-karanlık madde, ister karanlık-karanlık madde etkileşimi olsun, Evren’in sonul tek bir geleceği olduğu konusu boşlukta kalıyor.

Olağan yıldız oluşması ve oluşmaması, artı kesin / determinis modelde sonulluğu ve sonulsuzluğu (bazı kara deliklerin sürme süresi olan 10 üzeri çok 67 yıldan çok önce, Evren’in sonul gidişatı belirlenmiş veya belirlenememiş olacaktır. Yani, arada bir evrensel öte-evrimler dizisi mevcut ve gidişatı onlar etkileyecek.

İnsan türünün (şimdiki ve gelecekteki durumuyla) orada / bu müstakbel oluşumlarda yeri yok ama insan sonrası türlerin şimdiden var.

Evren’in sonul gidişini, ‘oto-kritik oto-organize negatif entropi formları’nın N kritik eşik ötesi novumları belirleyeceğe benzer.

Sonul durumu bilmiyoruz ama evrensel-özdeksel evrimin devindiği yönü ve doğrultuyu biliyoruz.

Pazar, Ocak 22, 2012

Başka, Diğer ve Öteki

Bunlar, Türkçe’de eşanlamlı olabilen sözcüklerdir.

Diğer ve öteki, ikisi de başka başka kişilerce kullanılarak, toplumbilim ve zihinbilim terimi durumuna dönüştürülmüştür.

Ancak başka, hem az kullanılmıştır, hem de ötekilerle eşanlamlı olmaktan başka bir anlamı da vardır.

Başka başkadır ama diğer ve öteki, benle aynı (şey) olabilir veya benin yerine konabilir.

İşte o başkadaki başka olarak, bize varlıktan başka bir şey gerek.

Düşünde her kavramın üzerine tüneyen bir baron vardır. ‘Başka’ terimi de Lavinas’a kalmış ve mal olmuş.

Ancak bir sözü var ki başka bir söz isteyen, o da şu:

‘İnsanlar kendini evinde hissetmek için felsefe yapar.’

Hayır. İnsanlar evi terketmek için felsefe yapar.

Ev bağlanmaktır. Başka yere ayrılırsın, koparsın, sıçrarsın. İlki statik, sonraki dinamiktir. İlki pozisyon, ikincisi negasyondur.

Negasyonlu olmayan felsefe, felsefe değildir.

Gelelim diğer sözüne:

‘Çıplak yüz karşısındakini de soyar.’

Yine hayır.

Zamanın İsrail başbakanı Golda Meir’in ifade ettiği üzere Yahudiler, o ülkede Musevilik değil, fahişelik de yapmıştır.

Artı, Levi’nin yazdığı üzere Yahudi, Yahudi’nin kurdudur.

Bu durumda o söz şöyle söylenebilir (Kafka’esk biçimde):

Çıplak derilinin derisini bir daha soyarlar, hem de başkaları değil, bizimkiler.

Ancak, Musevi’yi toplama kampına koy, yine de hakkını ver:

Evet: Bize varlıktan başka şeyler de gerek. Yokluk, hiçlik, eksi varlık, sanal varlık, henüz adı konulmamış olan, her ne ise o...

Bunu neden önesürüyorum?:

Çünkü düşünen bir beynin var olduğunu hiç görmedim, kayıtlarda da yok.

Örnek mi?

Buto’cular.

Örnek mi?

Fassbinder.

Örnek mi?

Bosch.

Tao’ist yorumla söyleyelim:

Var olan yol, yol değildir.