silah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
silah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Temmuz 26, 2015

Drone Sniper

Bu da oldu:
“Küçük bir insansız hava aracına (drone) yerleştirilen yarı otomatik silah, ABD Federal Havacılık Dairesi’ni harekete geçirdi.
Connecticut’ta makina mühendisliği okuyan 18 yaşındaki Austin Haughwout isimli öğrencinin, ‘drone’dan ateşlenen yarı otomatik silahının videosu sosyal medyada hızla yayıldı.”
Bu ne demek?
Bu videoyu 10 milyon kişi gördü demek, Türkiye’dekiler dahil.
Peki o ‘drone’, patlayıcı dolu olarak, Suruç’ta havadan kullanılsaydı ne olurdu?
Bin kişi ölürdü.
 (Not: 2013 Taksim Gezi’de bir ‘drone’, bir fotoğrafçı tarafından çekim için kullanıldı ve polis tarafından vurularak düşürüldü.)
Uzun süredir silah ve toplu öldürme biçimleri tasarlarım ve aynı zamanda bunların nasıl engellenebileceğini de.
Her tür teknolojiyi anı anına izlemeye çabalarım.
Bir gelecekbilimci olarak etkilerini öngörebilmek için.
Suruç’taki canlı bomba, 1975 Sri Lanka momentli (sanıldığı gibi Filistin değil); ‘drone-sniper’, 2015 momentli.
Eğer, devlet veya kontr-terörist isen, onu engelleyebilmek için, teröristin şu anki momentini bilmen yetmez, 1-2 yıl sonraki momentini de tahmin edebilmen gerekir, satrançtaki çoklu hamle tahminleri gibi. Yani, ABD polisinin bunu 2013’te falan öngörebilmesi ve önlem almış olması gerekirdi, şu anki ‘drone’ları izlemenin yolları var, çünkü kullanıcının yakında olduğu uzaktan kumandalı sistem kullanıyorlar. Ancak, önümüzdeki 1-2 yıl içinde uzun menzilli ‘drone’ yapılacağı kesin. Hatta, sinyali kamufleli ‘drone’ yapılacağı da kesin. Hatta, günışığında görünmeyen ‘drone’ yapmak bile şu anda mümkün, ses desen, zaten kent gürültüsünde kamufledir.
Şerh: 2003 Kasım İstanbul’da (2 x 2) idi, (2 x 2) + (2 x 2) oldu gibi 2015 Temmuz Suruç’ta. Yani, teröristler gerçekten evriliyor, özellikle de silahsız savaşı icat ettikleri 11 Eylül 2001’den sonradır.

Bu böyle biline.

Cuma, Mart 13, 2015

TC'nin Karşı-Torpido Sistemi



Ulusal savunma sanayimiz, giderek kendine yeterli konuma gelmekte. Tabii ki daha çook uzun yol var ama başlamak önemli. Türkler, belki de ilk defa bu işte, ‘Türk gibi başla ama İngiliz gibi bitir’ özdeyişini haksız çıkardılar. Ne yavaş gidiyorlar, ne de hızlı. On yılı aşkın bir süredir, TC’nin emperyalist olmazsa, parçalanacağını yazan, anti-emperyalist biri olarak, bunu tarihe not düşmek istedim.
Şimdi de karşı-torpido sistemi üretip teslim etmişler. Karşı-torpido sistemi, tanksavar veya uçaksavar gibi, torpidosavar bir sistem olarak düşünülse gerek.
“İlk milli torpido karşı tedbir sistemi
DAKA Projesi, 15 Nisan 2008 tarihinde başlayıp, 1 Ekim 2014 tarihinde tamamlandı. Proje kapsamında, AY sınıfı denizaltılar için 280, Preveze ve Gür sınıfı denizaltılar için 360 akustik aldatıcı ve karıştırıcı üretildi.
Projede Bilkent ve ODTÜ üniversiteleri ile TÜBİTAK BİLGEM alt yüklenici olarak görev alırken, DAKA ile ilk kez milli torpido karşı tedbir sistemi geliştirildi ve Türkiye bu sistemi üretebilen birkaç ülke arasına girdi.”
Birkço politik lidere atfedilen bir söz var:
“Siz savaşla ilgilenmeyebilirsiniz ama savaş sizinle ilgilenir.”
TC, savaşın feci yakın ilgilendiği bir bölgedeki bir ülke.
TC, tüm komşularıyla savaş derecesine varabilen sorunlar yaşamış bir ülke.
TC, müttefiğiyle bile (1974’te Kıbrıs’ta Yunanistan ile) savaşa girmiş bir ülke.
TC, şu anda yakınındaki / çevresindeki 10 ülke parçalanmak üzere bir konumda olan bir ülke.
En önemlisi ise şu:
1980-2010 arasında neo-globalist neo-liberalizimin ‘savaşma ,tüket’ geyiği / kıtırı bitti. Deniz tükendi çünkü. Barış bitti, şimdi savaş zamanı.
ABD ve AB, dünya savaşlarına benzin döken hegemon odaklar.
TC, NATO’da 60 yıl boyunca kendini onların koyunu yerine koyduran bir ülke (idi).
İşte, son 10 yıldır ulusal uçak, helikopter, tank yapma projeleri devreye girdi de, biraz düzeldik.
Ondan önce ne yapmıştık?
PKK’ye karşı, önce salakça onları yok sayan bir biçimde davranıp, on bin şehit verip, sonra onların silahları olan Kalaşnikof ile, NATO yasaklarına rağmen savaşmış bir ülke idik. Şimdi tüm NATO ülkeleri onu çaktırmadan kullanıyor veya modifiye ediyor.
Dahası:
Bin yılı aşkın süreden eski bir silah olan Tatar Yayı’nı modifiye edip, Kalaşnikof’tan bile bazı durumlarda daha etkin bir silah durumuna kullandık. Bu arada, Tatar Yayı da ordularda yasak genelde. Çok sessiz, çok hileli, çok sinsi bir silah çünkü. Doğrudan suikast için düşünülmüş çünkü. Suikastın kime yapıldığı belli çünkü.
Şerh:
En son, çok değil 2015 içinde, kendi tüfeğimizi yaptık ama sonuç fecaat oldu bizcesi. Kendi tabancasını kendi yapan Karadenizli geleneği bu ülkede mevcutken bu sonuç, Türkler’in arada bir eski hallerine rücu ettiğini imliyor. Eh, bir kusur kadı kızında da olsun, diyelim bari.
Projeyi gerçekleştiren tüm ekibin ellerine sağlık.

Dipnot: Projenin başındaki Faik Eken, lise sonda yatılı okulda 1 yıl boyunca oda arkadaşımdı. Bana daktilo öğrettiren odur, yani yazarlığıma katkısı mevcuttur. Kendisine sevgiler yolluyorum.