terörizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
terörizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Mart 14, 2015

Kendi IŞİD'ini Kendin Kur



Bu da oldu.
İran, kendi IŞİD’ini kendi kurmuş.
Bakalım ve görelim yüce mevlam neler eylemiş?:
“Musul’un IŞİD eline geçtiğini gören Tahran yönetimi, ‘Şii hilali’nin bozulmaması için IŞİD’in kopyası bir  örgüt kurdu.
...
‘El Horasani Tugayı’ adı verilen bu örgüt, yalnızca 9 ayda tüm teşkilatlanmasını tamamladı, ağır silah ve teçhizatla donatıldı. Kendi içinde parlamenterleri bile olan örgüt, IŞİD’in klonlanmışı gibi. IŞİD’in Suriye ve Irak’ta hakimiyet kazanması, komşu devlet İran’ın çıkarlarını tehlikeye düşürdü.”
Bu olay şunun devamı ve birliktesi gibi okunsa gerek:
“İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Ali Yunusi, ‘Bağdat bizim başkentimizdir’ dedi.
İranlı öğrenciler ajansı İSNA'nın haberine göre, ‘Büyük İranlı Kimliği Konferansı’nda konuşan Yunusi, İran kültür coğrafyasının Çin sınırından Hint alt kıtasına, Kuzey Kafkasya'dan Basra Körfesi'ne ulaşan coğrafyayı kapsadığını savundu.
Kültür, medeniyet, din ve İranlılık ruhunun 'Büyük İran' coğrafyasına yayıldığını söyleyen Yunusi, ‘Bu bölgede doğal bir birliktelik sözkonusudur. Her ne kadar bazı farklılıklar birleşmeyi engellese de, gerçekte İran coğrafyası; Çin sınırından bugünkü Afganistan ve Pakistan'a, Kuzey Kafkasya'dan Fars (Basra) Körfezi'ne kadar olan coğrafi alan bu birliğin içerisinde yer alır’ değerlendirmesinde bulundu.”
Eh, boşuna dememişler:
Aç tavuk, kendini buğday ambarında sanır.
Bu ülke, daha 3 ay öncesinde, parçalanması % 100 olasılıklı olan bir ülke. Bir biçimde oportunist ve konformist bir tavırla paçayı geçici olarak sıyırdılar. Aranıyorlar resmen.
Dönelim asıl habere:
“Örgüt tıpkı IŞİD gibi ‘devlet yapılanması’ olarak kurgulanmış durumda.
Örgütün bakanları ve parlamenterleri de bulunuyor.”
İşte, zurnanın zırt dediği yer burası.
Geçmişbilimciler ve gelecekbilimciler, şu durumlara henüz ayamadılar son 25 yıldır, yani eski Doğu Bloku çköşü sercinden beridir:
Hem reel sosyalizm, hem de neo-liberalizm, global anlamda devleti tasfiye ettiler: En azından fiilen öyle oldu ama niyetleri o olmuş olmayabilir pekala.
Bu tasfiye edilen, en son devlet modu idi.
Daha önceki devlet modları, kültürlerde toplu bilisizlikte saklı duruyordu ama tıpatıp aynı olarak değil. Yani devlet, kategorik açıdan kendine özdeş bir tanım değil. Hem anı anına, hem de feodaldan sanayiye olduğu üzere, farklı kültür modlarında sürekli başkalaşan bir kurum. Tasfiye edilen, 1945-1990 devleti modeli idi.
Devletler tasfiye edilince, çok daha küçük devletler ortaya çıkar. Kaos da. (‘Bizim Fetret Devri gibi.) Şu ana uzunca bir ara-orta-kaos dönemindeyiz. Yani, eğer gelecekse, asıl-makro kaos henüz gelmedi.
Burada ve bu koşullarda 2 durum geçerlidir:
Hem, yıkıcı barbarlar yıktıkları devlet formlarını taklit ederler ama taklit ederken de onu dönüştürürler. Hem de, küçük devletler de, bir önceki devleti (Anadolu Selçuklu’nun Büyük Selçuklu için yapmak istediği gibi) aynen sürdürmek isteseler bile, onu dönüştürürler.
Buna, 1990 ertesinde 2 yeni yapı daha eklendi:
Bir: Kara-kara-para mafyanın devletsiz devlet / malforme devlet ama kesinlikle oto-organize bir yapı olarak devletsi yapısı.
İki: Sanal / finansal ekoniminin reel ekonomiyi tümüyle geçmesi ile feci derecede büyüyen, beyaz-kara-parasal zenginlerin parasal devleti (İsviçre Daha Beyaz Yıkar’ı).
Şerh: İsviçre’nin epeyi kara parayı aklayıp, en büyük finansal devlet olması ile Brezilya’nın Kolombiya’nın reel uyuşturucu sektöründen en çok nemalanıp, kendi iç beyaz-kara-paralı ve 30 milyonluk burjuvazisini (bir tür neo-lümpen burjuvazi) yaratması koşut oluşumlardır. Her iki durumda da paranın dini, devleti ve ulusu olmaz. Olmadı da, olmuyor da.
Bir şerh daha: Hollanda Doğu Hindistan Şirketi ve İngiltere Doğu Hindistan şirketi oluşumları da yüzyıllar öncesinde bile böyleydi. Padişahlara borç verip onları batıran tefeciler de öyleydi.
Ve buna üçüncü ek olarak, devlet kurmaya aday adayı terör yapıları (ETA, IRA, PKK) da eklendi.
Bunlar, hem mafya gibi kara-kara para kullandı.
Bunlar, hem büyük burjuvazi gibi beyaz-kara-para kullandı.
Dolayısıyla, hem de mafyanın kara para aklamasını kullandı.
Ancak özellikle Filistin oluşmalarının gösterdiği üzere, her terörist örgüt, artık yarının devleti gibi olmaya ve medya geştaltı tarafından öyle algılatılmaya başladı.
Yani:
IŞİD olsun, İran’ın Şii IŞİD’imsi de olsun, birer devlet aday adayı.
Kara para aklıyorlar.
Ancak, aynı zamanda diğer benzerlerine eklektik ve yapışık gibiler.
Ancak, en azından henüz ve şimdilik global bir metamorfoz oluşturacak denli, alt kritik eşiği geçemediler.
Yani:
Irak IŞİD’i tam devlet olamayacak.
İran IŞİD’i Büyük İran’ı kuramayacak.
Durumdan anladığımız budur.
Peki, ne olacak?
Tarihe birçok yeni yeni ve küçük küçük şerhler düşülecek. Belki onların bir bölümü, yeni devlet oluşumları için dersler / kıssalar oluşturabilir.
Örneğin Brezilya, mafya-devlet kurumuna yepyeni bir yorum getirdi ama yalnızca 20 yıllığına ve gizli olarak. Şu an, neo-liberal ve yepyeni bir iç-burjuvazi yaratma örneğinin kötü bir kopyası olarak kalmış / kilitlenmiş durumda yalnızca. Tarihe bunu bırakabildi ancak yani.
İran ise, yine de hiç belli olmaz.
Eski Persler, ilk gerçek Dünya fethi oluşumunun tetikleyicisi, bunu gerçekleştiren İskender oluşumunun katalizleyicisi olarak, tarihte önemli bir yer tutarlar.
Hatta,  henüz hiç göze batmasa da, İndo-Avrupa dillerin makul tek-ilk kaynağı olabilecek coğrafi bölge konumundalar. Ancak o Eski-Eski Persler, ne eski Persler, ne de şimdiki Farısiler.
Tıpkı bizim gerçek Türk olmadığımız ama o mirası üstlendiğimiz gibi...
Sonuç:
Tarih, görüldüğü gibi değildir. Yazıldığı gibi değildir. Her 50 yılda bir yeniden yazılır. Yalnızca yenilenler yazdığı için değil, savaşa hiç mi hiç girmeyen epistemikler (filozogların Lao Tzu gibileri diyelim) tarafından yazıldığı için de.
1945-1990 arası, insan-ötesi’nin yolunun kesinleştiği ve eksoduslaştığı dönem aynı zamanda. Şu anda post-human yapı, human yapı içinde % 50 üzerinde sağ kalm olasılığına sahip.
Ancak, ilk kendi öz-yapısı olacak olan ilk uzay devletinin kurulmasına en az 100 yıl falan var.
O zamana kadar, tarih yanlışlarına ve malzeme değiştirmiş form tekerrürlerine devam.
Yani, tarih tüm anlamsızlığına devam edecek bir süre daha. Sonra tarih-sonrası yazılacak.
İran’ın kendi IŞİD’i de buna katkı sağladı yalnızca.
Bunu bilselerdi, öyle yapmazlardı.

Dipnot: İlk 5 uzay devleti formunun da, daha önceki insan devletleri formlarının tüm hatalarını yineleyeceğine, bir gelecekbilimci loarak eminiz. İnsan yavaş öğreniyor, insan-sonrası da öyle. Yoksa, ilk uzay devleti çoktan kurulmuş ve BM’ye girmiş olurdu.

Salı, Aralık 30, 2014

PeKeKe'nin Aç Tavukları



... kendilerini TC’nin buğday ambarında görüyorlar.
Şöyle bir haber:
“Engin Özkoç, yapılan gizli oturumda, dönemin BDP Grup Başkanvekili’nin çözüm süreci ile ilgili taleplerini, 6 madde halinde açıkladı.
İşte CHP’li Özkoç’un canlı yayında açıkladığı o maddeler:
1- Türkiye’nin 25 eyalete bölünmesi.
2- Öcalan’ın serbest bırakılması.
3- Özerklik koşularının gündeme getirilmesi.
4- Eyalet başkanlarının TBMM’ye getirilmesi.
5- Özerklik hakkının saklı olması.
6- Her eyaletin kendi özerk güvenlik güçlerinin olması.”
Yani, Kürtler ABD’ye poposunu dayamış, TC’ye de göbeğini... Yanki tarrağıyla gerdeğe gireceklerini sanıyorlar.
Peki, olasılık ne?
Ocak 2015 itibarıyla + % 51.
Şubat 2015 itibarıyla - % 110.
Paradoksal mı?
Hayır.
Gelecekbilim hesabı yalnızca. Onu somutça gördüğümüz zaman açımlarız. (Şerh: Geleceği % 110 bilen bir gelecekbilimci durumuna geçince, gördüklerimden hiç mi hiç hoşnut olmadım doğrusu.)
Yalnızca soyutça, çarşıdaki pirince giderken, evdeki bulgurdan olma, durumu olarak özetleyelim.
Günümüzü bırakalım, geliin, şööle bir geçmişe bakalım:
TC’nin mirasında ne var?
Tehcir bir, mübadele iki.
1’er milyon Ermeni ve Rum degaj.
Atatürk’ün hatasıdır:
Kürtler giderse, nüfus az olur sanmış ama yanılmış.
Peki, Kürtler ne yapmış?
Teali cemiyeti falan filan, Araplar’ın İngilizler’e yaptığı gibi, devekuşu misali, kafayı kuma gömüp, popoyu açıkta bırakıp, hayallere dalmış.
Bu hayale 1250’de Cengiz Han hempalarıyla dayanışarak da yapmışlardı. Ne oldu sonra? Toplu imha savaşı.
Yani, Kürtler bu topraklarda 5 milenyumdur ülke kuramamışlar, 2 milenyumdur da, hatalarından ders alamamışlar.
Ayrıca, bu toprakların tek İndo-Avrupa dilini konuşanı olarak, haricen gazel okuduklarına ve işgalci olduklarına aymamışlar.
Aynı zamanda, Araplar’ı hiç yenemediklerini de öğrenmemişler.
Bu sayede, Türkler ve Araplar işbirliği yapacak gibi.
Bu bir.
İki:
İnşaallah, ülke kurarlar da parçalanırlar. Ancak, şu an zaten 10 parçalar, o zaman > 20 parça olacaklar.
Halkım Tatarlar gibi, Kürtler de ihanetsiz duramıyorlar, olmadı, kendi kendilerine ihanet ederler. Ettiler bile çoktan.
Üç:
Kurdukları reçete berbat. ABD bu hebaı onlaır satar ama uygular mı acaba? ABD’nin bundan ne çıkarı var acaba? ABD7nin hiçbir iler tutar hesabı olmayabilir mi acaba (IŞİD’de olduğu ve Obama7nın bunu itiraf etitği gibi)?
O hesap, taa 1980 dönemli, BOP gibi, ABD askeri Strateji 200 gibi, çook demode hesapların ürünü bu. Değiştirmediler, çünkü kayan veri tabanlı gelecekbilimi nedense ABD CIA’i ve genelkurmayı hiç yapamadı.
Gelelim bize:
Bunu açıklamak suçmuş. E peki, bunu yapmak anayasal suç değil mi?
Kusura bakmasınlar, iadm cezası geri gelecek. Bu kezinde, onların doğmamış torunlarına bile acıma olmasın.
Hodri meydan.
Bunu, TC’nin işkence yaptığı ve 1983’te Kürtler’in PKK akil dedeleriyle1 ay boyunca Gayrettepe’de ve Selimiye’de beyin fırtınası yapmış biri olarak yazdım.
O zaman söylediğim yineliyorum ve resti büyütüyorum:
Kürtler, Türkiye’nin ve ortadoğu’nun kızılderilileri ve/ya toplama kampı Museviler’i bile olamayacak.
‘Show no mercy’...
Dipnot 1: TC’den yana olmamın tek nedeni, ‘insanların daha az nefret edilir olacağı durum olması’ nedeniyledir.

Dipnot 2: Reklam filmi tiradı gibi: “Bannaa faşisit dedileer...” (Fonda arabesk müzik.)

Çarşamba, Kasım 05, 2014

Yalnız Kurt ve Canlı Bomba



Eskiden canlı bomba vardı. Şimdi yalnız kurt var.
Birincinin şimdi ve burada kitel üzerindeki medya geştaltı etkisi daha ve en yüksek çizgide: ‘That is the question.’
Canlı bombayı, pek ünlü olmayan (eski Seylanlı) Sri Lankalı teröristler icat etti ama Filistinliler, kavramı onlardan apartıp, global çapta ünlü yaptılar.
Eh, Unabomber bir bakıma (nerede patlatacağı belli olmayan) bir canlı bombaydı, şimdi de yeni kuşak yalnız kurtlar kavramı ondan apartıp, daha bir ünlü oluyorlar.
Bu bir.
Canlı bomba tümüyle, yalnız kurt da % 50’den çok, eyleme giderken ölümü üstlenir.
Bu iki.
Yöntemler değişirken, işlev denli, işlevsizlik de önemli kalır. Tamam, bir bomba patlatma yöntemi er veya geç deşifre edilir ve artık önlenebilir olur ama sen kalkıp da, her bombayı aynı biçimde çift fitilli yaparsan da, bu senin alameti farikan olur ve tanınırsın ve sanki asıl işlev(sizlik) bu olur gibi.
Bu üç.
Koşut biçimde, 1970’lerde uçak kaçırınca, bu medya geştaltı yaratıyorsa ve 2010’larda yaratmıyorsa, yöntemi değiştirirsin ama her 2 durumda da sonuca giden yol, iyi bir pazarlıkçıdan geçer sonuçta. Yani, ekip çalışması ve görünen terörist önemlidir denli, görünmeyen terörist önemlidir de, yoksa konudan yanlış dersler çıkarırsın.
Bu dört.
Atlayarak gidelim: Konunun son çıkışındaki, ya davadan vazgeçmek, ya da düşmanınla özdeşleşmek açmazı, tüm asilerin başına gelebilir, bilindiği kadarıyla geliyor da. Yani, terörizm bir tao değildir, çünkü Konfüçyüs veya onun koşutu  tarzı bir tao olamaz.

Bu da beş.