cihad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cihad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ağustos 07, 2015

IŞİD x Yapay Zeka

Dünya’nın süper bilgisayarlarının önemli bir bölümü askerlerin elindedir, en pahalı yazılımlar da öyledir, tüm ülkelerde böyledir ama TC için öyle olduğunu sanmıyoruz, bizimkiler Nuh-u nebiden kalma strateji kitapları kullanıyorlar çünkü, 50 yıl eskiliğinde falan, o kadar yani.
İşte uyanık pentagon, başedemediği IŞİD’e karşı öyle bir program kullanmış ve şu sonuçlara varmış:
Bir:
“Paulo Shakarian BBC'ye yaptığı açıklamada, ‘Çok fazla hava saldırısı düzenlendiğinde, çok sayıda piyadeyle düzenlenen eylemlerden, yol kenarına bırakılan bombalara geçiyorlar’ dedi.”
Araştırmacılar ayrıca, IŞİD'in çok sayıda piyadeyle düzenlediği operasyonlardan önce, bomba yüklü araç kullanımının arttığını tespit etti.
Shakarian, ‘İki olgu arasında böyle bir ilişki olduğuna inanıyoruz çünkü Irak Ordusu'ndan takviyelerin başkent Bağdat dışına çıkmasını önlemek istiyorlar’ dedi.”
En önemlisi şu, bu konuda:
Pentagon, konuya kafasının tek başına basmadığını baştan ve kendi itiraf etmiş olmuş ve biz bunu hep söyledik.
11 Eylül 2001’de de öyle olmuştu. Pentagon patentli bizim emekli generaller ise, canlı yayında ‘aa, üü, ee’ sesleri çıkarmışlardı.
Burada da, 1 ve 2 ilintili gibi de, 2 ve 3 değil gibi. Birinci bomba patlayınca, sivillerin olsun, askerlerin olsun, ortalıkta dolaşması ve harekat alanı kısıtlanmış oluyor, Bağdat’tan dışarı çıkması değil, o adamlar oraya sıkışıp kalmış değil ki muhasara altında kalsınlar orada.
İki:
“Araştırmacıları başta şaşırtan bir bulgu da, Suriye Ordusu'nun hava saldırılarından sonra IŞİD'in yaptığı tutuklamalarda büyük bir artış olması.
Shakarian şu anda bunun hava saldırılarında rol oynamış olabilecek Suriye istihbaratı ajanlarını temizlemek için, bir misilleme olabileceğine inandıklarını kaydetti.”
Boş atıp dolu tutmak yönünde bir davranış bu bizcesi. IŞİD’in sivil sağ kalması gibi bir kaygısı yok. Kuru yerine yaşı yakabilirler rahatça yani.
“Quintana ‘Ordular çok miktarda bilgiye sahip. Bu bilgileri daha kullanışlı ve sindirilebilir bir formata dönüştürme yoluna ihtiyaç duyuyorlar. Bu tür analizler de kesinlikle bunu yapmanın bir yöntemi’ dedi.”
Ahan da, itirafa bakar mısınız?
Bilgi açısından, ‘midem dolu ama karnım aç’ demenin tam karşılığı olmakta bu.
Sorun şudur oysa:
Savaş dahil, her türden kültürolojik veri tabanının % 95-99’u anlamsızdır zaten. Aynı göstergeler, bazan anlamlı, bazan anlamsızdır (burada hileden söz edilmiyor, belirsizlikten ve amaçsızlıktan, hatta genelde ne yaptığı bilmemekten söz ediliyor). Yani, o  verileri zaten insanlar taramak ve ayıklamak zorunda, bilgisayarlar veya yapay zekalar değil.
ABD şunu öğrenmeli:
Kendisi askersiz ve insansız savaşı beceremedi ama karşı taraf silahsız savaşı becerdi. Yani ABD, 2 kere becerildi, kendi elleriyle.

Gelecekbilimci acı söyler.

Salı, Haziran 23, 2015

IŞİD'in Anti-BOP'u



IŞİD stratejik olarak Dünya’yı 3 halkaya ayırmış:
Bir:
İç Halka:
Irak ve el-Şam (Suriye).
İki:
Orta Halka:
Geniş anlamıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ama anladığım kadarıyla Doğu’da pek pek Pakistan dahil ama diğerleri değil).
Üç:
Dış Halka:
Avrupa, Asya ve ABD.
Bu, tersinden bakılınca, tam da ABD’nin BOP projesi.
Yani, IŞİD o projeyi tam tersinden okuyor.
Eh, bir kitap tersinden okununca da anlamlıdır. Haa, başka anlamlı olabilir ama anlamlıdır yine de.
Her halka ayrı askeri stratejilere sahip: Geleneksel savaş, gerilla savaşı ve terör saldırıları. Bu stratejilerin üçü birden, İç Halka'da etkili bir şekilde kullanılıyor.
Buna muhalefet şerhi:
IŞİD, İç Halka’da gayrınizami savaşın henüz denenmemiş türlerini ve artı stratejisizliği kullanageldi bugüne dek. Yani, ne yapacağının bilinmemesi de, bu nedenle. Askeri kitapta olmayan bir savaş türünü, generaller anlamaz pek. Olanları da anlamazlar ya, neyse. 11 Eylül’de o anda ilk kez yapılan silahsız savaşı çeneleri düşmüş olarak izlemişlerdi naklen yayında, bizzat seyrettim.
11 Eylül 2001 günü, Dünya savaş tarihinde yepyeni bir sayfa açıldığını tam da o gün yazdık.
O günkü silahsız savaşla, Sun Tzu’sundan Clausewitz’ine dek, tüm klasik strateji kitapları değillendi.
Artı, Makyavelli-Neçayef ekseni 8tez-antitez ikilisi de / diyalektiği) de aşıldı.
Sonra, topyekun imha savaşına yeni sayfalar eklendi.
Tüm bunlar, ABD’nin neo-globalist neo-liberal yaklaşımıyla birlikte devreye sokula, ABD Askeri Stratejisi 2000’in adımlarına şerh idi ki o plan 1985 tarihlidir.
Yani,
Einstein’ın deyimiyle:
Üçüncü Dünya Savaşı, taş ve sopa ile olmakta. Milenyumdan eski Tatar Yayı, modern silah Kalaşnikof’a alternatif olmakta şu sıralar.
Bunlar, 2010’a kadarki adımlardı.
Ondan sonra IŞİD, devreye girdi.
Birçok hatası var.
Birçok artı-değer bilgi yarattı.
En boş noktaları, geçici olmaları.
Bu denli acımasız olabilmelerinin nedeni de o.
2015 gibi başka bilgiler de devreye girdi bizcesi. (Bunu öğrenmeyi sonraya bıraktık şimdilik.)
Marksistlikten Müslüman’lığa dönüşmüş terörist Çakal Carols, 1991 gibi, İkiz Kuleler’i yıkmayı planladıklarını anlatır ‘Devrimci islam’ kitabında.
Ancak, artık o da aşıldı.
IŞİD, bizcesi her an amorf bir biçimde metamorfozlayan bir savaş makinası.
İçinde, Batılı paralı askerleri, Batılı beyaz Müslüman ceylanlar, El Kaide’den ve Hizbullah’tan dönenler, Saddam’ın eski askeri üst düzey kadrosunun bir bölümü gibi, 5 benzemez ötesi bir karışım var.
Bu, BM askeri koalisyonu veya 2. Dünya Savaşı birleşik orduları gibi bir şey değil.
Bu, öngörülemeyen ve kendini de öngörmeyen, spontan ve enstantane bir askeri gidişat.
Kısa vadede kesin kazanır, uzun vadede kesin kaybeder.
Ancak, geriye muazzam kıymette veriler bırakır / bırakacak bizlere.

Onları da 10 yıl sonra okuruz.