YPG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
YPG etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe, Temmuz 23, 2015

Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok



Bu, Güneydoğu’da savaşmış emekli bir asker olan Pamukoğlu’nun kitabı.
Aşağı yukarı doğru bir saptama.
Eksiği de var:
100 bin ölüyü nasıl verdiğimizi anlatıyor ama bu hesaba katılıp katılmadığı hala belli olmayan 18 bin fali meçhulü ve 18 bin kayıbı anlatmıyor. O da, onunki gibi, bir 1993 öyküsü sonuçta...
Fazlası da var:
Savaş, bir kahramanlık öyküsü değildir.
Savaş, insan rezilliğinin bir panoramasıdır. Her kezinde farklıdır üstelik. İnsan türü, rezillikte çok yaratıcı davranır.
Asıl klip konusu:
Bir müzik kanalında ‘Unutulmayanlar’ bölümünde, yaklaşık 20 yıllık olan, Mahzun Kırmızıgül’ün ‘Kardeşlik Türküsü’ çalındı 23.07.15 günü:
Melokomik bir söylem.
Ölümden söz ediyor ama Yeşilçam arabesk filmi kıvamında.
30 sanatçı.
Bir ama, bir taksi şoförüne yüz binler kaptırmış, bir şu an ölü, 3 arabaskçi, bir aranjmancı...
Kadro bu...
Bir barış türküsü nasıl oluyor da bir marş ritminde oluyor?
Barış güvercininizi ızgara mı alırdınız?
“Dağlar oy oy oyyy...”
Batarya’nın Batu’su der ki:
“Pazarlıklar bitti, savaş zamanı...
Söyleniyor dinlemiyorsunuz, dinlediğinizde anlamıyorsunuz, ölürken de ağlıyorsunuz...”
Pavyon ekosu fonda:
-sunuz...
-sunuz...
-sunuz...
Finaldeki TC haritası yeterince imleyici-dolu gösterge.
Beyaz barış güvercini yok artık, siyah savaş kargası var şimdi ve burada...
Şarkının sözleri:
“Hepimiz kardeşiz bu öfke ne diye
Yaşamak dururken bu kavga ne diye
Dağlar oy oy yollar oy oy
Dağlar oy oy yollar oy oy
Kardeş oy oy
Bir kardeş kardeşi vuruyor ne diye
Bir ana ağlıyor evladım nerede
Dağlar oy oy yollar oy oy
Kardeş oy oy
Susmuyor silahlar feryat var gecede
Dinsin bu gözyaşı bitsin bu işkence
Dağlar oy oy yollar oy oy
Kardeş oy”
İnsanın cehennemine hoşgeldiniz...
Allah’ın cehennemine hoşgeldiniz.
Tanrı’nın cehennemine hoşgeldiniz...
Yehova’nın cehennemine hoşgeldiniz...
Araf’ta değil, marj’da olun...
% 90 kaçın, % 10 ortalıkta hiç görünmeyin...
İnsansanız yani...
Not:
Son 3 Gün:
IŞİD PKK’ye, PKK TC’ye, PKK IŞİD’e...
Geriye kaldı 6 varyasyon ve sonsuz tur...

Bu kez, limitsiz zaman ve en az 1 milyon ölü tahmin ediyorum bir gelecekbilmici olarak...

Salı, Haziran 23, 2015

IŞİD'in Anti-BOP'u



IŞİD stratejik olarak Dünya’yı 3 halkaya ayırmış:
Bir:
İç Halka:
Irak ve el-Şam (Suriye).
İki:
Orta Halka:
Geniş anlamıyla Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ama anladığım kadarıyla Doğu’da pek pek Pakistan dahil ama diğerleri değil).
Üç:
Dış Halka:
Avrupa, Asya ve ABD.
Bu, tersinden bakılınca, tam da ABD’nin BOP projesi.
Yani, IŞİD o projeyi tam tersinden okuyor.
Eh, bir kitap tersinden okununca da anlamlıdır. Haa, başka anlamlı olabilir ama anlamlıdır yine de.
Her halka ayrı askeri stratejilere sahip: Geleneksel savaş, gerilla savaşı ve terör saldırıları. Bu stratejilerin üçü birden, İç Halka'da etkili bir şekilde kullanılıyor.
Buna muhalefet şerhi:
IŞİD, İç Halka’da gayrınizami savaşın henüz denenmemiş türlerini ve artı stratejisizliği kullanageldi bugüne dek. Yani, ne yapacağının bilinmemesi de, bu nedenle. Askeri kitapta olmayan bir savaş türünü, generaller anlamaz pek. Olanları da anlamazlar ya, neyse. 11 Eylül’de o anda ilk kez yapılan silahsız savaşı çeneleri düşmüş olarak izlemişlerdi naklen yayında, bizzat seyrettim.
11 Eylül 2001 günü, Dünya savaş tarihinde yepyeni bir sayfa açıldığını tam da o gün yazdık.
O günkü silahsız savaşla, Sun Tzu’sundan Clausewitz’ine dek, tüm klasik strateji kitapları değillendi.
Artı, Makyavelli-Neçayef ekseni 8tez-antitez ikilisi de / diyalektiği) de aşıldı.
Sonra, topyekun imha savaşına yeni sayfalar eklendi.
Tüm bunlar, ABD’nin neo-globalist neo-liberal yaklaşımıyla birlikte devreye sokula, ABD Askeri Stratejisi 2000’in adımlarına şerh idi ki o plan 1985 tarihlidir.
Yani,
Einstein’ın deyimiyle:
Üçüncü Dünya Savaşı, taş ve sopa ile olmakta. Milenyumdan eski Tatar Yayı, modern silah Kalaşnikof’a alternatif olmakta şu sıralar.
Bunlar, 2010’a kadarki adımlardı.
Ondan sonra IŞİD, devreye girdi.
Birçok hatası var.
Birçok artı-değer bilgi yarattı.
En boş noktaları, geçici olmaları.
Bu denli acımasız olabilmelerinin nedeni de o.
2015 gibi başka bilgiler de devreye girdi bizcesi. (Bunu öğrenmeyi sonraya bıraktık şimdilik.)
Marksistlikten Müslüman’lığa dönüşmüş terörist Çakal Carols, 1991 gibi, İkiz Kuleler’i yıkmayı planladıklarını anlatır ‘Devrimci islam’ kitabında.
Ancak, artık o da aşıldı.
IŞİD, bizcesi her an amorf bir biçimde metamorfozlayan bir savaş makinası.
İçinde, Batılı paralı askerleri, Batılı beyaz Müslüman ceylanlar, El Kaide’den ve Hizbullah’tan dönenler, Saddam’ın eski askeri üst düzey kadrosunun bir bölümü gibi, 5 benzemez ötesi bir karışım var.
Bu, BM askeri koalisyonu veya 2. Dünya Savaşı birleşik orduları gibi bir şey değil.
Bu, öngörülemeyen ve kendini de öngörmeyen, spontan ve enstantane bir askeri gidişat.
Kısa vadede kesin kazanır, uzun vadede kesin kaybeder.
Ancak, geriye muazzam kıymette veriler bırakır / bırakacak bizlere.

Onları da 10 yıl sonra okuruz.

Cumartesi, Ocak 31, 2015

Akrep Akrepliğini Yapar, Sorun Kurbağada



“KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok çözüm sürecine ilişkin yaptığı son dakika açıklamada Kürtleri baharda savaşa hazırlık yapmaya çağırdı.”
Bu kaçıncı bozulan ateşkes?
Bu kaçıncı boş atıp dolu tutma çabası?
Bu kaçıncı sözünden dönme?
Biz saymayı unuttuk, onlar ar damarını unuttu.
Bu son adımın da böyle olacağı baştan belliydi ama baştan belli olmayan şey ise, IŞİD PKK’yi dövdü, oldu.
Bir de, IŞİD’in yanında PKK / KCK / YGP, LPG gibins cayır cayır yanar, oldu.
ABD desen, PKK’den oryantal, rakkase büyük kase.
Oohh, AB kaput, ABD kahut, PKK kaput, IŞİD kaput, benim favorim, adı henüz konmamış yeni bir İslat terröist grubu tomurcuğu. Eee, mart ayı geliyor, dağlarda tomurcuklar açar artıkın. Bunlar tohumsuz olarak, mayoz bölünen terliksi hayvan gibi oldukları için, artık kısmete ne çıkarsa...
Vet, akrep akrepliğin hep yapar.
Sorun kurbağada.
Akrebi sırtına almayacak.
Hep birlikte boğulmayacaklar.
Aslında, şu andaki durum daha mavra:
Kurbağa (bu bizim ordu olmakta, Tayyip değil) kendi kendini soktu, akrep yerine...
Şöyle de denebilir:
La Fontaine fablındaki gibi şişti şişti, patladı en sonunda.
İyi mi?

Dipnot: Bu durumda benim faorim durumumda, Sezer’in yaptığı gibi, yeni bir Kadı Burhaneddin devleti daha olur. Sonra da o aile, toptan aynen tarihteki gibi ince kıyım doğranır. Tabii, bu yeni Kadı Burhanettin herhal AYM’den çıkmayacak. Bir kere çıktı, şansları sıfırlandı. Kılıç desen, epeyi paslı zaten.