Epeyi
ilginç bir durum.
Fiili
olan bir durumu, fikri duruma da taşımanın ve ikiyüzlülük yapmamanın önemini
vurgular bir önerme.
“İngiltere
eski Dışişleri Bakanı Jack Straw , Kıbrıs'ta iki toplum temelinde tek bir
devletin kurulması amacıyla yürütülen birleşme görüşmeleri
"saçmalığına" bir son verilmesi gerektiğini ve ihtilafın çözümünün
bölünmeden geçtiğini yazdı.”
Bir şeyi
eksik söylemiş ama:
Birleşmeyi
isteyen Kuzey-Türk tarafı, istemeyen Güney-Rum tarafı.
Komik
olan da bu bizce.
Asıl
gerçek de, Rumlar’ın Türkler’i asimile edemeyeceklerini kavramaları.
Babam o
zaman deniz astsubayı olduğu için, Kıbrıs Savaşı’nı bir ordu mensubu çocuğu
olarak içeriden izlemiştim. Açıkçası, bu ilk naklen savaşımdı. Bizim donanmanın
bombalayıp batırdığı gemiden kurtulup kafayı yiyen bir deniz astsubayını gün be
gün, an be an izlemiştim (sonra malulen emekli edildi).
Daha o
zaman, bununla övünen babama, Kıbrıs’a girmenin kolay ama çıkmanın zor olduğunu
söylemiştim, 14 yaşımda bir çocuk olarak. Öyle de oldu.
17
yaşımda, 1977’de Kıbrıslı Türkler’in Anavatandakileri sevmediğini, onları
işgalci saydığını da gözlemiştim, üniversitedeki öğrenciler sayesinde.
Sonra,
100 bin Kıbrıs Türkü (onlara vatandaşlık verildiği için), İngiltere’ye
yerleşti. 250 bin Anadolu Türkü Kuzey Kıbrıs’a yerleşti. 43 yıldır her yıl
milyonlarca lira Kıbrıs’a gidiyor. Kuzey Kıbrıs’ın tarımı, şusu busu yok.
Kumarhanesi var, karşı devleti var, vd, vb.
Bu
sırada Güneyliler AB’ye alınınca, kendilerini kurtardıklarını sandılar. Ama
onlar da hala, taşıma suyla ekonomi döndürüyorlar.
Yani,
Kuzey ve Güney biraradalığı da, ayrı ayrılığı da beceremedi. Big Brother’lar
işin içine karıştı. Bugün Güney Kıbrıs’ın belki çeyreği İngiltere üssü ve
toprağı hala.
Dolayısıyla,
Ekim 2017 momentindeki bu saptama geçerli. Saklananın ve gecikmişin ifşası.
Eski
bakan sözünü şöyle bağlamış:
"Bunun,
iki toplumun ilişkilerinin iyileşmesine, atlıkarınca misali asla varılamayacak
bir anlaşma için müzakere masasında dönüp durmaktan daha çok katkı yapacağına
inanıyorum."
İşte o
zaman, her 2 parçanın da kendilerini anavatanlarına
gönüllü ilhak edeceklerini sanıyorum ve bunu ne AB, ne de ABD onaylamaz. Yani
İngiltere, Brexit ile artık AB olmadığı için, ‘böl ve yönet’i hala seviyor
olabilir. Eski bakanın sözlerini, bir de bu mealde okuyabiliriz.
Tüm
genel tarih ve tüm genel coğrafyaya bakılınca ise, Dünya ülkeleri sayısı bir
süre hep artacak ve bu gidiş de, onun parçası bizce.
(3 Ekim 2017)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder