Salı, Ekim 03, 2017

İngiltere eski Dışişleri Bakanı Jack Straw: Kıbrıs bölünmeli, Türk tarafı tanınmalı

Epeyi ilginç bir durum.
Fiili olan bir durumu, fikri duruma da taşımanın ve ikiyüzlülük yapmamanın önemini vurgular bir önerme.
“İngiltere eski Dışişleri Bakanı Jack Straw , Kıbrıs'ta iki toplum temelinde tek bir devletin kurulması amacıyla yürütülen birleşme görüşmeleri "saçmalığına" bir son verilmesi gerektiğini ve ihtilafın çözümünün bölünmeden geçtiğini yazdı.”
Bir şeyi eksik söylemiş ama:
Birleşmeyi isteyen Kuzey-Türk tarafı, istemeyen Güney-Rum tarafı.
Komik olan da bu bizce.
Asıl gerçek de, Rumlar’ın Türkler’i asimile edemeyeceklerini kavramaları.
Babam o zaman deniz astsubayı olduğu için, Kıbrıs Savaşı’nı bir ordu mensubu çocuğu olarak içeriden izlemiştim. Açıkçası, bu ilk naklen savaşımdı. Bizim donanmanın bombalayıp batırdığı gemiden kurtulup kafayı yiyen bir deniz astsubayını gün be gün, an be an izlemiştim (sonra malulen emekli edildi).
Daha o zaman, bununla övünen babama, Kıbrıs’a girmenin kolay ama çıkmanın zor olduğunu söylemiştim, 14 yaşımda bir çocuk olarak. Öyle de oldu.
17 yaşımda, 1977’de Kıbrıslı Türkler’in Anavatandakileri sevmediğini, onları işgalci saydığını da gözlemiştim, üniversitedeki öğrenciler sayesinde.
Sonra, 100 bin Kıbrıs Türkü (onlara vatandaşlık verildiği için), İngiltere’ye yerleşti. 250 bin Anadolu Türkü Kuzey Kıbrıs’a yerleşti. 43 yıldır her yıl milyonlarca lira Kıbrıs’a gidiyor. Kuzey Kıbrıs’ın tarımı, şusu busu yok. Kumarhanesi var, karşı devleti var, vd, vb.
Bu sırada Güneyliler AB’ye alınınca, kendilerini kurtardıklarını sandılar. Ama onlar da hala, taşıma suyla ekonomi döndürüyorlar.
Yani, Kuzey ve Güney biraradalığı da, ayrı ayrılığı da beceremedi. Big Brother’lar işin içine karıştı. Bugün Güney Kıbrıs’ın belki çeyreği İngiltere üssü ve toprağı hala.
Dolayısıyla, Ekim 2017 momentindeki bu saptama geçerli. Saklananın ve gecikmişin ifşası.
Eski bakan sözünü şöyle bağlamış:
"Bunun, iki toplumun ilişkilerinin iyileşmesine, atlıkarınca misali asla varılamayacak bir anlaşma için müzakere masasında dönüp durmaktan daha çok katkı yapacağına inanıyorum."
İşte o zaman, her 2 parçanın da kendilerini anavatanlarına gönüllü ilhak edeceklerini sanıyorum ve bunu ne AB, ne de ABD onaylamaz. Yani İngiltere, Brexit ile artık AB olmadığı için, ‘böl ve yönet’i hala seviyor olabilir. Eski bakanın sözlerini, bir de bu mealde okuyabiliriz.
Tüm genel tarih ve tüm genel coğrafyaya bakılınca ise, Dünya ülkeleri sayısı bir süre hep artacak ve bu gidiş de, onun parçası bizce.

(3 Ekim 2017)

Hiç yorum yok: